Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Türk Kültürleri > Türk Töresi
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Müslüman Türklere Göre "Felek"
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Müslüman Türklere Göre "Felek" Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
344
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27-05-2009, 07:45 PM   #1
Profil
KÜLTEGİN
Genel Koordinatör
 
KÜLTEGİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: Tanrı Dağlarında
Mesajlar: 1,731
Konular:
Uye No:4

Ettiği Teşekkür: 1084
1268 Mesajına 3302 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Türkçülük
Extra:
KÜLTEGİN is on a distinguished road
Standart Müslüman Türklere Göre "Felek"

Müslüman Türklere Göre "Felek"

İslâm Tasavvufunda "Göğün Katları", yukarıdan aşağıya doğru, şöyle sıralanmışlardı:
Dokuzuncu katın yukarısı: "Atlas".
Dokuzuncu kat: "Arş".
Sekizinci kat: Yıldız ve burçların bulunduğu ve döndükleri kat.
Yedinci kat: 7 kattan meydana gelen göl katları.
Nitekim, Yunus Emre'nin söz açtığı, "Dokuz arslan u yedi evren-ü dört ejderha" deyimi, yalnızca gök katları ile değil; yıldız ve burç sayıları ile de ilgilidir. Bunun üzerinde derin olarak durmayacağız. Gök, durmadan döner ve göğün dönüşünden şu şeyler çıkardı: 1. Sıcak, 2. Soğuk, 3. Kuruluk, 4. Yaşlık, meydana gelirdi. Bunlardan da "Dört unsur" doğardı. Bu deyimleri bilmeden, eski Türk edbiyatını anlamanın imkânı yoktur.

Türkler "Felek"i, "Elek"e benzetiyorlar:
Türkler "Ebekuşağı" nı bir eleğe benzetmişlerdi. Bunun için de arapçadaki "Alâimi Sema" deyimi, türkçede "Eleğim-sağma" şekline girmişti. Ahmed Vefik Paşa gibi geniş bilgili bilginlerin fikri bile bu yolda idi. Aslında ise bu, bir halk benzetmesi ve etimolojisinden başka bir şey değildi. Fakat Türklerin "Felek"i, bir "elek" e benzettikleri de bir gerçekti.
Türk halk edebiyatında bunun birçok örneklerini görüyoruz. Ayrıca, bu iki söz arasında, bir kafiye benzerliği de vardı. Nitekim XVII. yüzyılda yaşamış olan Türk halk şairi Kul Adil, şöyle diyordu:
"Her insanda yetmiş ikidir melek,
Feleğin misâli heman bir elek,
Dört kapusı vardır, Oniki çırağ,
Delilü burhandır uyabilürsen!"
Felek, insanları eleyip ayırması bakımından da bir eleğe benzetilmiştir. "Oniki çırağ" ise, "Oniki burç" dur. Yunus Emre, Felek'i göğün en üst yani Atlas katına uzatmıştır:
"Felek-i Atlas'da durdum,
Muhammed nûrunu gördüm,
Yedi kezin cevlân urdum,
Bu benim karağım anda!"
İranlı şair, Şeyh Mahmud Şebüsterî'nin Gülşen-i râz eserinin türkçe tercümesinde ise Felek, yalnızca "Arş" yani 9 uncu kat ve altındaki göklerle beraber dönmektedir.
Bu gökler Arş ile gerçi dönerler,
"Gâhi ağarlar u gâhi inerler!"
Bu sözlerle, göklerin dönmesi sırasında, alçalıp yükseldikleri de söylenmek isteniyordu. Türkler Felek'i bir yandan elek'e benzetirken, Yunus Emrede kendisinden önceki mutasavvıfların tesirinde olarak, Felek'i değirmene benzetiyordu:
"Dünya bir değirmendir ol çalaba fermandır,
Azraildir demişler, ol unu öğüdüne!"
İslâmiyetten önceki çağlarda Türklerin de Acun, yani dünyayı bu anlamda kullandıklarını söylemiştik...
"Gökte gece olmaz" inancı, eski Türklerde de vardı:
Eski Türk inançlarında ve Ortaasya şamanizminde olduğu gibi Türk Tasavvuf edebiyatında da, "Göğün üst katlarında gece ve gündüz gibi bir ayrılık yoktu". Bu katlar, her zaman için aydınlık ve nurlu idi. Bunun örneğini de yine Yunus Emre'den alalım:
"Ol Felekte dün olmaz",
Ay, gün doğup dolunmaz!"
Tasavvuf edebiyatındaki "Dokuz eflâk" deyimi ile "Göğün dokuz katı" söylenmek istenmiştir. Aynı deyimin içinde "Dokuz bruç" da gizlidir. Yunus Emre, buna "Dokuz arslan" diyordu. Avrupalılarda, meselâ Alman edebiyatında da "Neuen Planeten Kreis", yani "Dokuz gezegen çevresi" deyimi meşhurdur. Türk edebiyatında Felek için söylenmiş örnekler sayısızdır. Türk halk şairleri, yukarıda anlattığımız inceliklerin pek farkında değillerdi. Meselâ Pîr Sultan Abdal'ın bir şiirini buraya örnek olarak alalım:
"Gördüm Felek semalarda dönüyor,
Talib olan mürşidinden kanıyor,
Yüreğimde bir ot düştü yanıyor,
Yanar, ya Muhammed, Ali çağırır!"
Eski Türklerde de "Dokuz kat gök" deyimi, hem çok yaygın ve hem de yerlidir. Zaman zaman "Dokuz burç" tan da söz açılmıyor değildi. Fakat Türklerle Çinliler, "Oniki burç" a daha çok önem veriliyorlardı. Çünkü bu anlayış, takvim düzenine de uygun geliyordu.
__________________
Signatürü

Türk, bu ülkenin yegâne sahibi, yegâne efendisidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu ülkeden tek bir hakları vardır: Köle olma hakkı, hizmetçi olma hakkı... Dost ve düşman, hatta dağlar, bu hakikati böyle bellesinler.
MAHMUT ESAT BOZKURT




Türk’lüğüm batmakta rezillerin gözüne,
Acırım tükrüğe tükürsem yüzlerine.
KÜLTEGİN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Müslüman Türklere Göre "Felek"

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

KIBRIS Forumda şu an Sistem size Müslüman Türklere Göre "Felek" konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 344 kez görüntülenmiş. Müslüman Türklere Göre "Felek" Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız Müslüman Türklere Göre "Felek" tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Türk Töresi Müslüman Türklere Göre "Felek"