Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Türk Kültürleri > Türk Yurtları > Özerk Türk Cumhuriyetleri
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti -
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti - Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
497
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27-04-2009, 01:33 AM   #1
Profil
Volkan
-Otağ Hanı-
 
Volkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2008
Bulunduğu yer: Altaylar
Mesajlar: 969
Konular:
Uye No:1053

Ettiği Teşekkür: 4353
815 Mesajına 2189 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Vatan , pc , kitap , bayrak
Extra:
Volkan is on a distinguished road
Standart Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti -

Karadeniz’in kuzeyin de bulunan Kırım yarımadası tarihi kadimi bir Türk yurdudur. Türk ve Müslüman olan Kırım Tatarlarının anavatanıdır. Kırım Tatarları dünyadaki Türk halkları içinde kültür, dil ve tarih itibarıyla ortak paylaşımlarıyla Türkiye Türklerine en yakın olan aynı ev içindeki iki kardeş gibidirler.

Türk halkları Kırım’a Anadolu’dan yüzyıllar önce, daha 4. yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlamışlardır. Hazar İmparatorluğu, zamanında dünyanın en güçlü devleti olan Altın Orda İmparatorluğu ve nihayet Kırım Hanlığı Kırım’da hâkimiyet sürdürmüş Türk devletleridir.

Fatih Sultan Mehmet Han zamanında Osmanlı Devleti’ne ittifak yolu ile bağlanan Kırım Hanlığı uzun yıllar kudretli bir devlet olarak dünya siyasetinde yer almıştır. Kırım orduları üç yüz yıl boyunca üç kıtada Osmanlıyla birlikte kanlarını dökmüşlerdir. Kırım Hanlığı 1783’de Rusya İmparatorluğu tarafından yıkılmış ve Kırım Tatarlarının vatanı Kırım Rus işgaline uğramıştır.

Kırım’ı Kırım Tatarlarından temizlemeye yönelik sistematik baskı ve zulümlerin neticesinde XIX. yüzyıl boyunca milyonlarca Kırım Tatarı kitleler halinde kardeş ve soydaş Türkiye’ye Kırım Tatarlarının tabiriyle Aktopraklara göçe mecbur kalmıştır. Her şeye rağmen, XX. yüzyıl başlarında bütün Türk dünyasını etkileyen bir millî uyanışı başlatan ve Aralık 1917’de de Türk ve İslâm dünyaları tarihinde ilk olarak bir cumhuriyeti hem de kadınlarında oy kullandığı seçimlerle gerçek demokratik bir parlamentoyu kuran Kırım Tatarları bunun bedelini işgali altına girdikleri Sovyet hâkimiyeti altında tarifsiz zulüm ve kıyımlara maruz kalarak ödediler.

Nihayet 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatarları’nın evlerine zorla giren Sovyet askerleri onlara 10-15 dakika içinde evlerini terk etmelerini emrettiler. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden bütün Kırım Tatarları hayvan vagonlarına tıkılarak kapılarını da üzerlerine kilitlediler. Genç erkekleri cephede savaşırken çoğu yaşlı kadın erkek ve çocuklardan oluşan Kırım Tatarları ne olduğunu bile anlayamadan ölüme gönderildiler. Kırım’da tek bir Kırım Tatarı dahi bırakılmadı. Arabat isimli köyde unutulan ve sürgün vagonlarına bindirilemeyen Kırım Tatarları bir gemiye bindirilerek Karadeniz açıklarında batırıldı ve onlarda bu şekilde imha edildi.

Sürgün bir halkın bir yerden başka yere mânâsına gelmiyordu. Aksine Kırım Tatarlarının toptan yok edilmesi amaçlanmıştı. Onun için de, bu sürgün fiili her birinde oturacak yer dahi kalmayacak şekilde 300’ü aşkın insanın doldurulduğu hayvan vagonları içinde asgarî 20-25 gün hemen hiç kapılar açılmaksızın, hiç yemek su verilmeksizin, cesetler dahi boşaltılmaksızın gerçekleştirilmişti. Analar ölü çocukları kucaklarında günlerce yolculuk yaptılar. Bu talihsiz Türk halkı Orta Asya’daki sürgün yerlerine vardığında nüfusunun yaklaşık yarısını (%46,3) feci şekilde kaybetmiş durumdaydı. Sağ kalanlar da uzun yıllar bomboş Orta Asya çöllerinde, Sibirya’da pek çoğunun galip çıkamadığı bir hayatta kalma mücadelesine girdiler. Kamp yaşamı sürdürmeye mecbur bırakılan Kırım Tatarları bulundukları yerden 3-5 km dışarıya çıkarken bile izin almak zorundaydılar.

Bizzat 18 Mayıs 1944 sürgünü de, ortaya çıkan belgelerin ortaya koyduğu şekilde doğrudan Türkiye ile alâkalıdır. O dönemde Türkiye’yle bir savaşı kaçınılmaz gören Stalin Türkiye’ye bağlılığı bilinen etnik unsurları Türkiye sınırları civarından boşaltmayı ve düpedüz yok etmeyi amaçlamıştı. Yani bu insanlar yalnızca Türk soyundan olmaları ve Türkiye’ye duydukları büyük bağlılık itibarıyla yok edilmek istenmişlerdi.

Sürgünlerin değil Kırım’a dönmeleri, onlara vatanlarına hatırlatacak her türlü işaret dahi kesinlikle yasaktı. Kırım Tatarları tarihte hiç var olmamışlarcasına kitaplardan onlara ait her şey çıkartıldı, Kırım’da Türklere ait hemen hemen her eser ve 1500 civarında cami yok edildi. Kırım Tatarlarının evleri, tarlaları Sibirya’dan getirilen Ruslara dağıtıldı. Kırım’a dönme teşebbüsünde bulunan sayısız Kırım Tatarı da Sovyet döneminde çok ağır hapis cezalarına ve işkencelere maruz kaldılar.

Kırım Tatarları tamamen tek başlarına büyük bedeller ödeyerek Sovyet devletine karşı sürdürdükleri inanılmaz bir mücadeleyle 50 yıl sonra da olsa kısmen Kırım’a dönmeyi başardılar. Buna rağmen hâlâ daha eski Sovyet sınırları içindeki Kırım Tatar nüfusunun yaklaşık yarısı başta Özbekistan olmak üzere muhtelif Orta Asya ülkelerinde sürgünde olup, ekonomik ve siyâsî imkânsızlıklar yüzünden Kırım’a dönememektedirler. Hâlen Kırım’a dönebilmiş bulunan yaklaşık 300.000 Kırım Tatarı yok edilmek istenen varlıklarını ve kültürlerini vatanlarında tekrar kurabilmek için Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu liderliğinde olağanüstü bir mücadele vermektedirler. Bu büyük sürgün ve soykırımın üzerinden 64 yıl geçmiş olmasına rağmen yaralar sarılamamış Vatanına dönen Kırım Tatarları başta oturacak ev, yaşamını idame ettirecek iş bulamamaktadır. Vatanda yaşamını devam ettiren Kırım Tatarları anadilleri ile eğitim alamamakta dini ve kültürel bir asimilasyon politikası ile mücadele etmektedirler. Türk Dünyasını aydınlatan “Dilde, Fikirde, İşde Birlik” düsturunun sahibi İsmail Gaspıralı’nın yurdu Kırım var olma mücadelesine devam etmekte ve hepimizin desteklerini beklemektedir.

not alıntıdır.
__________________
Signatürü

Volkan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti -

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

KIBRIS Forumda şu an Sistem size Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti - konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 497 kez görüntülenmiş. Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti - Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti - tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Özerk Türk Cumhuriyetleri Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 65 Yıl Geçti -