Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güncel Köşe Yazıları > Hüseyin LAPTALI
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Türkiye Korku İmparatorluğu...
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Türkiye Korku İmparatorluğu... Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
251
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-01-2009, 10:38 PM   #1
Profil
Hüseyin LAPTALI
Onursal Üye
 
Hüseyin LAPTALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 465
Konular:
Uye No:2166

Ettiği Teşekkür: 436
437 Mesajına 1655 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Hüseyin LAPTALI is on a distinguished road
Standart Türkiye Korku İmparatorluğu...

TÜRKİYE KORKU İMPARATORLUĞU...

Geçen Perşembe günü eve geldiğimde evde bir hayli tedirgin, "Polis seni aradı, Pazartesi sabah 8.30 da adliyedeki polis noktasında bulunacakmışsın. İl dışından gelen bir mahkeme kararı ile SANIK olarak hakim karşına çıkacakmışsın."

-Sana kaç defa söyledim. Vazgeç şu yazı yazmaktan. İşte korktuğum başıma geldi.
-Dur bakalım hanım. Acele karar verme. Ben hayatımda SANIK olarak hakim önüne hiç çıkmadım. Bir iki defa tanıklık yaptım o kadar.
-Atılıp kapılıyorsun. Darı gibi sıçrıyorsun. Bakalım başımıza neler gelecek?
-Sen merak etme. Hiç birşey olmaz. Entipüften (hiç değeri olmayan) bir davadır.
Polis memurunun bıraktığı kağıtta telefon numarası da vardı. Telefon açtım. "Bu celbin mahiyeti nedir?" dedim. Azarlar gibi konuşuyordu.
-Bilmiyorum kardeşim.
Adliye'ye gelsem öğrenebilir miyim?
-Öğrenemezsin. İşinizi takip etmiyorsunuz. Hakim karşısına çıkınca sana soracak konuşacaksın.
Davanın mahiyetini öğrenebilir miyim, diye avukat arkadaşa telefon ettim. "Biraz zor," dedi.
Neydi bu dava? Pazartesiye kadar nasıl bekleyecektim. Üstelik SANIĞIM.
Olabilecekleri zihnimde dolaştırdım. Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı. Gerçekten
yazılarımdan dolayı mıydı? Bu sual zihnimde dolaşıp durmaya başladı. Acaba!... Acabalar beni
tedirgin etmeye başladı. Neticede böyle bir şey varsa kendimi genelde nasıl savunabilirdim? Kıbrıs Mektubu yazılarımı ben mağdur olduğum için yazıyordum. Karşı taraf yazılarımdan rahatsız olmuşsa, ben daha çok acı çekiyordum, rahatsızdım ki; bu yazıları yazabiliyordum.
Sonra benim kimsenin şahsiyeti ile bir alıp vereceğim olamazdı. Beni rahatsız eden, onun sivil şahsiyeti olamazdı. Beni rahatsız eden şey, benim adıma oturduğu ve benim adıma kararlar verdiği o koltukta sergilediği imaj, yaptığı uygulamalar idi. Bu imajı ben satırlarımda nasıl canlandıracaktım. Elbette onu çağrıştıran ve onu görüntüleyen bir simge ile. Beni yönetenlerin düşmana karşı beni mağdur edecek hakları yoktu. Toplumunun geleceği ile kimse oynayamazdı. Bunu onlara anlatmam gerek. Onlar kimdir? Bunu da yazılarımda belirlemem gerekti. Başka türlü zaten derdimi nasıl anlatabilirdim!..
Neden mağdurdum ve bu mağduriyet neden bu kadar acılar yaratıyordu? Ve ben neden Annan Planı ortaya atıldıktan sonra böyle mecnun olmuştum? Üç tane kitap bin kadar makale niye yazmıştım? Neden vatan kurtaran şaban gibi olmuştum. Neden KKTC'nin özgür, kendi toprakları üzerinde egemen olarak sonsuza dek yaşaması için uğraşıyordum?
KKTC kolay elde edilmemişti. Ada'nın her yanı şehitlikler, sokakları şehit isimleri ile kaplıydı.
Erenköy yollarında 28 şehit arkadaşım yatıyordu. 350 nüfuslu köyümden 7 şehit vermiş, 11 sene sığınmacı olarak gettolarda sıfır milli gelir, tüfek omuzda şehitler vere vere varolabilmiştik. Bir ben böyle değildim. Benim kuşak hepsi böyleydi. Herkes dertliydi, sevinçli olan sadece Rumlardı.
1974'de nasıl gelebildiğimizi her gün yazıyorum, yazıyor, yazıyorlar. 1963 Kanlı Noel olayları başlamadan önce Kıbrıs Türk Toplumunu nüfusu 120 bin idi.
"Kimimiz gittik, yaban olduk,/ Ahu vah çektik gurbet ellerde/ Kimimiz toprağa yapıştık/ Vurulup alnından tam ercesine/ Kan revan olduk, şehit olduk/
Şehitler ölmez ölmezcesine... Ve de/ Toplu mezarlarda yatmak kalkmak/ Rum'a düşmana teslim olmamak..." O kadar kolay mı özgür ve egemen olmak.
20 Temmuz 1974 öncesinde çekilen acılardan, ben deyim 80 bin sen de 70 bin kalmıştık Ada'da.
- Nerelerdesin? Yoksa seni demi tutukladılar?
- Evet işte celp notu. Pazartesi tutukluyorlar.
Arkadaşımın rengi değişti. Yaptığı şakaya üzülmüştü. "Aman yazılarına dikkat et," dedi.
Halbuki bana dava açacak Erdoğan ve adamları KKTC'nin tapusunu kesmişler, KKTC'de ise Talat ve adamları Rumlarla yaptıkları görüşmelerde malın teslimini kararlaştırıyorlardı. İmajları buydu.
-Varsın tutuklasınlar. Yazmaya devam edeceğim.
Pazartesi günkü dava basit bir Yapı-Denetim davası idi.
Evdekiler korkuyordu. Ben acabalarıma cevap hazırlıyordum. Arkadaşım korkuyordu. Türkiye korku imparatorluğu olmuşu.

Hoşça kalınız. 20 Ocak 2008
Hüseyin Laptalı

Hüseyin LAPTALI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Türkiye Korku İmparatorluğu...

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

KIBRIS Forumda şu an Sistem size Türkiye Korku İmparatorluğu... konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 251 kez görüntülenmiş. Türkiye Korku İmparatorluğu... Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız Türkiye Korku İmparatorluğu... tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Hüseyin LAPTALI Türkiye Korku İmparatorluğu...