Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Rauf DENKTAŞ KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı > Rauf Denktaş
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
353
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-06-2009, 09:01 PM   #1
Profil
Rauf DENKTA�
KKTC Kurucu Cumhurba�kan�
 
Rauf DENKTA� - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: K.K.T.C
Mesajlar: 108
Konular:
Uye No:1

Ettiği Teşekkür: 27
140 Mesajına 1000 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Rauf DENKTA� is on a distinguished road
Standart ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş

ENDİŞELİYİZ
Rauf R. Denktaş

Halkımız Annan Planına evet dediği takdirde adaya kalıcı barışın geleceğine inandırılmıştı. Türk hükümeti de TBMM’de oybirliği ile alınmış olan “iki eşit egemen devletin ve halkın ortaklığına dayanan ve 1960 Antlaşmalarının öngördüğü etkin ve fiili Garantileri içeren” milli kararı es geçerek Annan Planına evet dedikten sonra halkın, içeriğine vakıf olmadığı binlerce sayfadan oluşan bir planı objektif şekilde değerlendirmesi beklenemezdi.

Evet oyu ile KKTC’nin tanınacağı ve yüceltilmiş olacağı, Garantilerin fiili ve etkin bir şekilde devam edeceği, gökten avroların yağacağı, herkese iş ve aş verileceği, memurların Rum tarafındaki maaşları alacağı, Göçmenlerimizin havuzlu villalara nakledileceği gibi yalanlar yayılırken, bu vahşi ve ahlaksız propagandanın öncülerine de ABD kaynaklarından 30 milyon dolardan fazla paralar dağıtılmaktaydı. Bu propagandayı yapanlar ayni zamanda Rum tarafının da Annan Planına evet diyeceklerine inandırılmışlardı. Ya, Rumlar hayır derse şüphesinde olanlara da Türkiye’den gelen yanıt tatmin ediciydi: derhal KKTC’nin tanınması için yola çıkarız.

Kimse Rum liderliği ile Yunanistan’ın yüz yılı açmış olan Enosis siyasetinin 1955’lerden sonra gelmiş olduğu çizgiye, 1960 Antlaşmalarının Garantilerinden kurtularak Enosisin yolu açılsın diye saldırıya uğradığına, Kilisenin ve Rum-Yunan liderlerinin değişmemiş siyasetlerine bakmak ve bunları değerlendirmek gereğini duymamıştı.

Olan olduktan “kocakarı tecavüze uğradıktan sonra” kapıya kilit vurulup KKTC’nin tanınmasında ısrar edileceğine “aldatıldık” edebiyatı ile vakit geçirildi ve Kıbrıs meselesi sanki “ambargoların kaldırılması ile halledilecek bir meseleymiş” gibi ambargoların kaldırılmasında ısrar kurtuluş siyasetimizin yerini aldı. İşlerin bizi nereye götürmekte olduğunu gördüğüm için ben arenadan ayrıldım, seçimlere girerek Türk hükümetinin barışçı siyasetine ve halkın yoğun isteğine karşı gelmek istemedim. Bunda bir yarar olamazdı, Türkiye’nin bize, ben çekilinceye kadar, sırt çevirmesine, halkın büsbütün bölünmesine neden olabilirdi.

Neticede “Yes be annem” taraftarları iktidar oldu; Cumhurbaşkanımız “ayrı devlet, ayrı egemenlik” istemediğini vurgulayarak “Tek halk, tek egemenlik, tek devlet, tek vatandaşlık” formülünü benimseyerek görüşmelerin yolunu açmış oldu. 1960 Antlaşmalarının temelini teşkil eden Türk-Yunan eşitliğini ve dengesini bozarak bizi de, Türkiye AB üyesi olmadan, Rumlarla birleştirip AB üyesi yapmayı öngören Annan Planına paralel olarak bu görüşmeler de ayni istikamete doğru ilerlemektedir. Bunun da, kim ne derse desin, fiili ve etkin garanti ile Türk-Yunan dengesinin ortadan kalkmış olacağını sık sık söylemekteyim. Pek aldıran yoktur.

Bugün geldiğimiz noktada Rum idaresi “Kıbrıs Hükümeti” olarak denizlerimizde petrol arama izni vermeğe başlamıştır. Ta başlangıçtan Kıbrıs’ın Yunanistan’a verilmesinden yana olan, bunu Acheson Planı ile de kanıtlayan ABD, 1964’de eli kanlı kahpe papazın yüzde yüz Rumlardan oluşan idaresini Güvenlik Konseyinde “meşru hükümet” olarak tanımakla yetinmemiş, KKTC’nin tanınmasını önlemek için elinden geleni yapmış taraf olarak “Petrol arama Kıbrıs Hükümetinin egemenlik hakkıdır buna karşı çıkılamaz” buyurmuştur.

Ayrı devlet, ayrı egemenlik istemeyen ve görüşmelerde Kıbrıs’ın bir bütün olarak egemenliğini savunan taraf olduğumuza ve Türk hükümeti de bu gidişatı sonuna kadar desteklediğine göre yapmamız gereken kendi siyasetimizi gözden geçirmek mi, yoksa ABD’ye kızmak mı? Kızmışız, kızmamışız ABD’nin umurunda mı sanıyorsunuz?

Sn. Cumhurbaşkanı Talat Doğancı’da halka “endişe etmeyiniz” demiş. Toprak konusunda da %29+’ya evet dedik, toprak vermek zorundayız da buyurmuş. Burada halkın büyük bir çoğunluğunun, seçimlerde de gösterdiği gibi, endişeli olduğunu vurgulamakla yetineceğim. Gelecek yazımda “%29+ Toprak” konusunu ele alacağım.
Rauf DENKTA� isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

KIBRIS Forumda şu an Sistem size ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 353 kez görüntülenmiş. ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Rauf Denktaş ENDİŞELİYİZ Rauf R. Denktaş