Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güncel Köşe Yazıları > Makbule ÖTÜKEN
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!...
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!... Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
323
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-04-2011, 08:55 PM   #1
Profil
Makbule ÖTÜKEN
Onursal Üye
 
Makbule ÖTÜKEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 532
Konular:
Uye No:5806

Ettiği Teşekkür: 0
478 Mesajına 1268 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Makbule ÖTÜKEN is on a distinguished road
Standart CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!...

CTP DEDİKODU YUVASI OLMUŞ!...

CTP'nin köklü gelenekleri varmış! CTP ilkeli bir partiymiş! CTP’de herşey kendi içindi konuşulurmuş ancak konuşulanlar kendi içinde kalırmış!

CTP sol bir partiymiş! Halkın emekçi kitle partisiymiş..

Ve daha neler neler..

Kurultay nedeniyle; CTP’de kazan kaynamaya başlayınca meğer ortada ne gelenek kalmış; ne ilke ve nede ‘kol kırılır yen içinde’ darb-ı meseli!

CTP hakkında uzun kuklaktan şeyler söyleniyordu ama, yakın zamana kadar gerçekten bu parti sır küpü gibiydi. Sanki herkes ayni şeyi düşünüyor, aynı doğrultuda hareke t ediyor, koyu bir parti disiplini içinde işler götürülüyordu!

Meğer öyle değilmiş. Bütün siyasi partilere bulaşan çekememezlik ve dedi kodu hastalığı bu partiye de sirayet etmiş!

Sn. Soyer de zaten bu cadı kazanından bıkıp usanmış olacak ki geminin kaptanlığını terketme kararı almış! Sn. Soyer; her nekadar ‘bir önceki kurultayda aday olmayacağını açıkladığı için sözünde durduğunu’ iddia ediyorsa da öyle anlaşılıyor ki; ilkeden ve verdiği sözden çok, parti içinde hakkında kaynatılan ‘cadı kazanı’ndan bizar olduğu için artık yeter kararını aldığı anlaşılıyor.

Giderken de partide‘Başkanlık Konseyi’nin oluşturulmasını öneren Sn. Soyer, yine öyle anlaşılıyor ki; Parti’deki ‘horozlar’ın çokluğu ve çok başlılıktan dolayı; böyle bir oluşumun yararlı olacağını düşünmüş!

Zaten ilçe Başkanlarını Yenidüzendeki mülakatlarından partideki çok başlılık, farklılıklar iyice sırıtır hale geldi!

Sn. Soyer’in yaptığı öneri ‘Başkanlık Konseyi’ önerisi, kendisi daha parti binasından çıkmadan sokaklara yayılmış, dedikodu mekanizması harekete geçirilmiş! Güya kendisi bu öneriyi ‘şartlı olarak’ ortaya koymuş.

Halbuki kendisi daha sonra yaptığı açıklamda “Ben parti başkanlığına aday olmayacağımı açıkladığımda hiçbir koşul ortaya koymadım. Üstelik Başkanlık Konseyi önerimi yaparken, bunun kurultayda kabul edilmesi halinde başkanlık konseyi’nin herhangi bir üyeliğine veya başka makama da aday olmayacağımı söyledim. Parti üyesi olarak mücadeleye devam edeceğim. Bu yanlış ve yarım bilgiyi aktaranları esefle kınıyor ve aynaya bakıp kendileriyle hesaplaşmaya davet ediyorum”

Sn. Soyer’in son cümleleri adeta zehir gibi! Belli ki; oklarını parti içindeki birilerine veya bir takım odaklara yöneltmiş!

Parti’nin kalemşörlerinden Başaran Düzgün de ‘CTP’de Neler Olacak Başlıklı’ yazısında; Soyer’in açıklamasını değerlendirirken; “Bu mesajları sanırım CTP içinedir. Buna şaşırmadım. CTP uzun bir süredir dedikodu hastalığından muzdariptir. Söylenecek sözü ve yapılacak icraatı bitirenler dedikoduya sarılmışlardır. CTP’nin bazı organlarında öbeklenen “güç odakları” her türlü dedikodu merkezi olarak çalışıyor. Soyer’in de bundan nasibini alması olağandışı birşey değildir” değerlendirmesinde bulunuyor.

Haksız da değil hani! Demek ki içerili olacak Sn. Başaran da birşeyler biliyor.

GEÇTİĞİMİZ PAZAR Günü Yenidüzen’in ilave olarak dağıtılan ‘GAİLE’yi karıştırıyordum Sn. Tufan Erhürman’ın ‘CTP’DE BAŞKANLIK YARIŞI’ başlıklı yazısı gözüme ilişti.

Yazısının bir yerinde CTP hakkında söyledikleri şu: “..Yine adayların isimleri, onlar hakkındaki dedikodular, parti içindeki çeşitli grupların faaliyetleri var devrede. Üzülerek söylemek zorundayım ki, benim açımdan değişen çok fazla birşey yok. Adaylık başvuruları için bir aylık bir zaman var. Ancak ne adaylığını açıklayanların ne de açıklama planları yapanların programları konuşuluyor. Varsa yoksa kişiler, kişilikler , ilişkiler. Oysa çok çiddi bir program ve örgütlenme ihtiyacı içindedir CTP..Örgütsel yapıda da ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. 2009 seçimlerinden beri hem CTP’lier, hem de halkın geriye kalan kesimleri, CTP’den geçmişin hatalarında payı olmayan, iş bilen, politika üretmeye muktedir, yeni isimler ve bu isimlerin vitrin mankeni olmanın ötesine geçebileceği, düşüncelerini parti politikalarına yansıtabileceği bir mekanizma beklemektedir..”

Sn. Erhürman’ın bu değerlendirmesi aslında bilinmeyen birşey değil.

Eğer gündemde; sendikaların eylemleri ve iktidarda UBP olmamış olsaydı; sanırım CTP’deki depremin sarsıntıları kilometrelerce uzaklardan duyulabilecekti.

Hakikaten CTP artık eski CTP değil. Özellikle; partide iktidar dönemi boyunca egemen olan ‘yoz politikalar’ başarısızlıklar, partizanlık ve ‘siyasi kirlenme’ belli ki partide derin yaralar açmış.

Zaten Sn. Soyer’in daha seçime bir yıl varken erken seçime gitmesinin nedenlerinden biri de parti içindeki ‘ dağılma, çöükütü,yozlaşma ve çürüme’olsa gerek!

Öyle anlaşılıyor ki; ‘CTP-BG Konsepti’ partiyi ileriye taşıma yerine; yozlaştırmış ve çürütmüş. Yani ‘iki kere iki dört’ etmemiş..

Biz bunları şunun için yazıyoruz. Kuşkusuz CTP bu ülke’nin partisi ve görüşlerini asla benimsemesek de; ülke’nin siyasal yaşamında ve kaderinde önemli bir yere sahip.

Aslında benim daha çok ilgim yeni adaylar ve ileri süreceklerii yaklaşımlarla ilgili. Daha çok da yeni dönemde bu partinin hala daha Akel’le olan sıkı fıkılığı’nın devam edip etmeyeceği ile ilgili!

Daha açığı; CTP’nin; Kıbrıs Türkü’nü ayrı egemenlik hakkı olan bir halk olarak artık görüp görmeyeceği ile ilgili..

Yoksa; kim seçilirse seçilsin; eğer CTP Akel’le arasına mesafe koymazsa ve Akel gibi hala ‘tek halk, tek vatan ve tek devlet’ düşüncesini savunmaya devam ederse bundan bu halk ciddi zararlar görmeye devam edecektir!!

Kanımca CTP artık; öze dönmeli, yani gerçek anti emperyalist bir pati hüvviyetine kavuşmalı ve batı emperyalizminin savunucusu konumundan vazgeçmelidir!

Çünkü hem solculuk; hem AB’cilik ve ABD’cilik birbiriyle zıt şeyler. Zıtlıklarla da bir partinin herhalde halktan onay alması ve halka yarar sağlaması olanaksızdır.

Özeti içinden geçilen süreçte; CTP ciddi bir toplumsal sınavla karşı karşıyadır!
Makbule ÖTÜKEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!...

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
AK Parti ile CHP arasında dedikodu kavgası Haberci Türkiye'den 0 19-11-2010 08:11 PM
Kuş Yuvası Salatası BURLAHATUN Yemek Tarifleri 0 01-05-2009 09:46 PM
Dedikodu Gökçen İnsan Olmak 0 22-03-2008 05:34 PM

KIBRIS Forumda şu an Sistem size CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!... konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 323 kez görüntülenmiş. CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!... Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!... tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Makbule ÖTÜKEN CTP Dedikodu Yuvası Olmuş!...