Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güncel Köşe Yazıları > Makbule ÖTÜKEN
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Kim İnanır Size!..
Cevaplar
6
Sonraki Konu
sonraki Konu
Kim İnanır Size!.. Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
406
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-03-2009, 09:47 PM   #1
Profil
Makbule ÖTÜKEN
Onursal Üye
 
Makbule ÖTÜKEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 532
Konular:
Uye No:5806

Ettiği Teşekkür: 0
478 Mesajına 1268 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Makbule ÖTÜKEN is on a distinguished road
Standart Kim İnanır Size!..

KİM İNANIR SİZE!..

Biz bu türden beyanlara yabancı değiliz. Bu kandırmacaları daha önce de dinlediğimiz için, palavralarınıza da karnımız tok. Halk olarak enayi olmadığımızı da 19 Nisan seçimlerinde kanıtlayacağız. İnsanları bir defa kandırmak mümkün. Eğer bu Halk, ikinci kez de ABD, AB ve CTP’nin yalana, dolana ve süslü püslü laflara dayalı vaatlerine kapılırsa, bedelini de ağır çok öder.


Kıbrıs Türkü; bu tarz beyanları, kandırmacaları, vaat ve telkinleri 2003 yılında da çok duydu, çok dinledi. Sonuçta; emperyalist odaklı Annan Planı’na ‘evet’ dediği için, hak etmediği halde alnına ‘devletini ve egemenliğini istemeyen bir halk’ lekesi sürüldü! Şimdi bu halk bin pişman ama, emperyalizm yapacağını yaptı. ‘Hayır’ diyen Rum AB’ye alınıp mükafatlandırdı. Kıbrıs Türkü ise yine ‘soğukta; ayazda bırakıldı. ‘Kaldıracağız’ dedikleri ambargoları bile kaldırmadılar. Türkiye’nin önündeki AB engeli kalkacak dendi, o da kalkmadı, tam tersi katmerlendi.

Kıbrıs Türkü’ne ‘evet’ dedirtmekle övünen Sn. Erdoğan “kandırıldık” deyip duruyor ama dinleyen kim. Sn. Talat “kıbrıs Türkü hayal kırıklığına uğratıldı” demekteyse de, yaşanlardan dersler çıkarmaya hiç de niyeti olmadığı görülüyor!

Evet; biz bu Avrupalıların da; ABD’li yetkililerin de beyanlarına, kandırmaca ve vaatlerine alışkınız vesselam..Az şey mi vaat etmişlerdi; 2003’lü yıllarda Kıbrıs Türkü’ne. Bu Amerikalılar değilmiydi; ambargoları kaldıracak olanlar. Bunlar değilmiydi; ABD’den direk uçuşlar başlatacak olanlar ve bunlar değilmiydi; ABD askerlerinin tatillerini KKTC’de geçirecekleri yalanlarını atanlar!

Bu AB yetkilileri değilmiydi “Kıbrıs Türkü Annan Planı’na hele bir ‘he’ desin, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyenler. Bunlar değilmiyidi “Kıbrıs Türkü’nü artık, ayazda soğukta bırakmayacağız” palavralarını atanlar. Ve bunlar değilmiyidi “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”nü çıkarıp bu ülke ile doğrudan ticareti başlatacakları teminatını verenler?

Sonunda ne oldu? Evet ne oldu söylermisiniz!

Şimdi ülkemizde yeniden seçimler var ya; bakıyoruz da eski plaklar yeniden piyasaya sürüldü. Eski gazeller yeniden okunmağa başlandı. Vaadin bini bin para. Telkinler hep işbirliği içinde olduklarından yana. ‘Sakın ola CTP’yi iktidardan etmeğe kalkmayın yoksa süreç durur’ tehditlerini savuruyorlar. Bu yapılanların adı, içişlerimize bal gibi müdahale ama; belli ki; bu halktan umudunu kesenler, koltuklarını bu tarz müdahalelere bağlamışlar.

Hayret ediyoruz doğrusu. Bu ABD eğer istemiş olsaydı; şimdiye Kıbrıs Türkü’ne uygulanan ambargolar, çoktan kalkmış olurdu. Bırakın ambargoların kaldırılmasını zaten ambargoları koyan da koydurtan da, uygulayan da onlar değilmi?. Şimdi seçim var ya; ABD’nin çiçeği burnunda Dışişleri Bakanı Hillary Clinton geçmiş kameraların karşısına “Türkiye ile tecridin kaldırılması için işbirliği yapacaklarını” söylüyor. Açıkcası bayan Clinton ve başkaları; Kıbrıs Türkü’nü enayi yerine koymaya kalkıyorlar!

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijkse “AB’nin Güney Kıbrıs’ı üye olarak almasının hatalı olduğunu bildiğini” söyleyerek, “Birliğin Rum kesimini adanın birleşmesi için Türk kesimiyle anlaşmaya zorlaması gerektiğini” iddia ediyor. Yalanın bu kadarı da fazla yani. Koskoca AB Güney Kıbrıs’ı üye almakla hatalı davranmış!

Bunların hepsi sadece kandırmaca! Sadece sırt sıvazlama! Kim inanır size allahaşkına!
Makbule ÖTÜKEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-03-2009, 12:41 AM   #2
Profil
vuslati
Yeni Üye
 
vuslati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 29
Konular:
Uye No:10672

Ettiği Teşekkür: 32
17 Mesajına 77 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
vuslati is on a distinguished road
Standart Cevap: Kim İnanır Size!..

değerli bir yazı kaleme alınmış. kutluyorum.
__________________
Signatürü

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz

vuslati isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-03-2009, 07:25 AM   #3
Profil
cemalksk
Yeni Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 10
Konular:
Uye No:1888

Ettiği Teşekkür: 46
6 Mesajına 15 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
cemalksk is on a distinguished road
Standart Cevap: Kim İnanır Size!..

Söylediklerinize tamamen katılıyorum.
Hiçbir zaman inanmadık ve asla inanmayacağız.
Paylaşımınız ve değerli fikirleriniz için çok ama çok teşekkürler....
cemalksk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-03-2009, 08:14 AM   #4
Profil
Bülent Baysal
Dost Üyeler
 
Bülent Baysal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: Tanrı ve Hıra Dağlarında
Mesajlar: 481
Konular:
Uye No:2380

Ettiği Teşekkür: 2695
445 Mesajına 1652 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Türklükle ilgili herşey
Extra:
Bülent Baysal is on a distinguished road
Standart Cevap: Kim İnanır Size!..

Değerli otağ kardeşimin gerçekleri sadede gelerek anlattığı yazısı
nedeniyle teşekkür ediyorum. Aynı sıkıntıları yerel seçim bazında da olsa Anavatan'da bizler de yaşıyoruz. Acayip bir ortam var ülkede. Seçilecek olanlar Belediye Başkanları ama medyada Parti liderlerinden başkası pek ortada görülmüyor. Liderler yerel yönetimlerde neler yapacaklarını anlatmamakta, her zaman olduğu gibi var güçleriyle birbirlerini kişilik zedeleyecek sözlerle suçlamaktalar. Bakalım ne olacak bunun sonu.
Ama ben hem Anavatan'da ve hem de Yavruvatan'da vatanını ve ulusunu seven dürüst insanların üç kağıtlara kanmadan doğruyu bulacaklarına bu sefer yürekten inanıyorum. İş sandığa sahip olmaktan geçiyor, hem oy kullanırken ve hem de oylar sayılırken.

Bu arada dün bir etkinlikte küçük bir kaza geçiren Muhterem Cumhurbaşkanımız, Kıbrıs'ın gerçek Türk lideri Rauf Denktaş büyüğümüze geçmiş olsun dileklerimi arz ediyorum. Tanrı onu korusun.
Saygılarımla...
__________________
Signatürü

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN. AMİN

Bülent Baysal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-03-2009, 10:15 AM   #5
Profil
Bülent Baysal
Dost Üyeler
 
Bülent Baysal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: Tanrı ve Hıra Dağlarında
Mesajlar: 481
Konular:
Uye No:2380

Ettiği Teşekkür: 2695
445 Mesajına 1652 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Türklükle ilgili herşey
Extra:
Bülent Baysal is on a distinguished road
Standart Cevap: Kim İnanır Size!..

Sevgili Otağ Kardeşlerim,
Demokrasi, Cumhuriyet rejimi iyi güzel de, Türk Milleti her ne hikmetse seçimlerde, dahili ve harici etkenlerin ve oportünizmin, bencilliğin, çekememezliğin, çıkarcılığın vb gibi nedenlerle mutlaka bir ikileme düşüyor. Sonu ihanete bile varabilen çaba ve eylemler yapılabiliyor. Aşağıda Cumhuriyetin ilk kurulduğu dönemde bizzat Atatürk'ümüzü hedef alan bir seçim entrikasını ve sonucunu okuyacaksınız. Türk Milleti bu çok özel ve sıradışı anıda anlatılan olayda olduğu gibi içinde yaşadığımız iç karartan, bun ve ihanet dolu günleri de sahip olduğu kudret ile, damarlarındaki asil kanla aşacaktır. Güzel günlere kavuşacağız arkadaşlar, Aydınlık ve güçlü olduğumuz günlere.....

Yıl 1922.....

1921 Anayasasına göre Meclis her iki yılda bir seçim yapmak zorundaydı. Meclis 23 Nisan 1920’de açıldığına göre, seçimleri yenilemenin zamanı gelmişti. Doğal olarak da seçimlere gidildi. Gazi, bu Meclis’ten kurtuluyor gibiydi.
Komutanlar yeniden endişeye düştüler:
“Ya, Kemalist bir Meclis gelirse!”
Bunun üzerine yeni bir plan kurdular. Mustafa Kemal’i Meclis’e sokmamanın yolunu arayacaklardı.
Seçim Yasasını değiştirmeye karar verdiler. Erzurum Milletvekili Süleyman Necati Bey, Samsun Milletvekili Emin Bey, Mersin Milletvekili Selahattin Bey, bir önerge hazırladılar:
Buna göre:
“1. …bundan böyle milletvekili adayının doğum yeri, Misak-ı Millî sınırları içinde olsun!..”
Selanik dışında kalmıştı.
2. …Milletvekili adayı adaylığını koyduğu yerde en az beş senedir oturuyor olsun!”
Mustafa Kemal o cephe, bu cephe hayatı boyu koşturmaktan ötürü değil beş yıl, hiçbir yerde sürekli beş ay oturamamıştı ki.
Hedef belliydi. Bu yasa özel olarak kendisi için hazırlanmaktaydı. Hem de en yakın silah arkadaşları tarafından.
Bu önerge verilince, kürsüye zorla çıktı:
“Doğum yerim Selanik Misak-ı Millî sınırları dışında kalırken, devlet Selaniği tek kurşun atmadan Yunan’a verirken, bu millet bilsin ki ben diğer bir yurt köşesi Derne’de savaşıyordum… Hiçbir yerde beş yıl oturamadım, doğru. Otursaydım, o zaman Bingazi’de, Derne’de, Sina’da, Filistin’de olamazdım. Çanakkale’de, Kafkaslarda, Sakarya’da olamazdım. Ama ben oralarda olamasaydım, bu efendilerin de doğum yerleri, Allah korusun, Misak-ı Millî sınırları dışında kalırdı…”
Şimdi millete soruyor ve yanıtını milletten bekliyorum. Bu önergenin sahibi efendileri buraya gönderen millet onlar gibi mi düşünüyor?...
Hayır, millet onlar gibi düşünmüyordu. Çuvallar dolusu telgraflarla olayı protesto ettiler, önerge geri çekildi…ve Mustafa Kemal Ankara’nın Bâlâ ilçesinden milletvekili seçilerek Meclis’e girdi… Cumhuriyeti de kurdu.
Gazi bu olayı hiç unutmadı. NUTUK’ta da tüm ayrıntısıyla yazdı.
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madalya9.jpg
Görüntüleme: 20
Büyüklüğü:  10.0 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  3-Ataturk-bayrak.jpg
Görüntüleme: 16
Büyüklüğü:  19.4 KB (Kilobyte)  
__________________
Signatürü

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN. AMİN

Bülent Baysal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-03-2009, 11:58 AM   #6
Profil
ARIKBUKA
Halkla İlişkiler
 
ARIKBUKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 920
Konular:
Uye No:10

Ettiği Teşekkür: 3579
719 Mesajına 1896 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
ARIKBUKA is on a distinguished road
ARIKBUKA - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Kim İnanır Size!..

İnanmak isteyenler, inanmış gibi göründüklerinde menfaatlenenler inanırlar bu vaatlere.Bahsi geçen süreç KKTC'ye birşey katmamıştır.O zaman bu idareyi sürdürmenin de bir anlamı ve albenisi yoktur.TTK
__________________
Signatürü

ARIKBUKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-03-2009, 11:47 PM   #7
Profil
zkalkanlilar
Dost Üyeler
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 1
Konular:
Uye No:9455

Ettiği Teşekkür: 1
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
zkalkanlilar is on a distinguished road
Standart Cevap: Kim İnanır Size!..

Makbule Ötüken Hanımefendinin ağzına ve kalemine sağlık...Tüm Kıbrıs halkının bu düşünceleri paylaşmış olmasını diliyorum."İnsanlar Vatansız Yaşayamazlar" "Vatanı olmayanın ne Namusu - Şerefi olur.Ne Dini-İmanı olur" yani bir hiç olur...Bu Düşünceler ile Atatürk'ten bir alıntıyı paylaşmak istiyorum;Bu gün, o günlerin intikamını almak istiyorlar diye düşünüyorum...Saygılarımı sunuyor;Sayın Büyüğümüz ve KKTC Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş Beyefendiye "Geçmiş Olsun " dileklerimi Otağnız vasıtası ile arz etmek istiyorum...

Atatürk'ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor :

Başkumandan, düşmandan kurtardığı İzmir’de geçireceği ilk geceyi yaşıyordu.

Mustafa Kemal Pasa İzmir'de ilk gecesini çalışarak geçirdi. Zengin bir sofra hazırlandığı halde ufak tefekle karnini doyurdu ve geç vakitlere kadar çalıştı.

Ertesi sabah erkenden uyandık. Hafif bir kahvaltıdan sonra vilayet konağına gittik. Vali, İngiliz konsolosu ile konuşuyordu.

Biz gelince vali ayağa kalktı ve konsolos ile Mustafa Kemal Paşa’yı tanıştırdı.
Konsolos iyi Türkçe biliyordu.

Pasa valiye sordu:
-"Konu nedir ?"

Vali anlattı:
-"Sayın konsolos, İngiliz tabası vatandaşlarla Rum ve ermeni azınlığın güven altında olup olmadığından endişeleniyorlar. Ben kendilerine herkesin güven altında olduğunu bildirdim".

Mustafa Kemal Pasa konsolosun Türkçe bildiğini biliyordu, buna rağmen kendisine valiyi muhatap aldı:
- "Ee, peki daha ne istiyormuş ?"

Bu soruya konsolos Türkçe cevap verdi:
-"Tabamız için hükümetinizden yazılı teminat istiyorum !"

Paşa:
-"Ne yani, Yunanlılar zamanında siz tabanızı daha emniyette mi görüyordunuz ?"

Konsolos, kasılarak:
-"Evet" dedi, "Yunanlılar buradayken tabamızı daha emniyette görüyorduk."

-"Öyleyse buyurun, tabanızla birlikte Yunanistan'a gidin, efendim !"

Konsolos sinirlenerek sesini yükseltti:
-"Yani majestelerimin hükümetine savaş mı acıyorsunuz ?"

Paşa:
-"Siz kiminle neyi konuştuğunuzu biliyor musunuz? Ben Millet Meclisinin başkanı ve Türk orduları başkomutanıyım. Savaş açmaya da barış yapmaya da tam yetkiliyim.

Peki, siz kimsiniz?


Hükümetiniz adına savaş ve barış görüşmeleri yapmaya yetkili misiniz? Böyle bir yetkiniz varsa görüselim. Yoksa (eliyle kapıyı gösterdi) buyurunuz dışarıya, efendim !"

Konsolos, Mustafa Kemal Paşa’nın son sözleri üzerine sapsarı kesildi ve tek bir kelime söylemeden kapıdan çıktı gitti.

Mustafa Kemal Paşa, adamın arkasından valiye döndü:

-"Bunlara yüz vermeyin vali bey!
Bir donanma önünde pusacak, bir blöf karsısında yelkenleri suya indirecek bir devletçik sanıyorlar bizi!
Küstahlık derecesine bakın, bana 'savaş mı açıyorsunuz ?' diye soruyor. Barut kokan bir odada adamın sorduğu şeye bak! Savaş halinde değiliz sanki !"

Birkaç saat sonra, İngiliz donanması komutanı hükümet konağının kapısından girerek Mustafa Kemal Paşa’nın odasına yöneldi. Nazik fakat öfkeli bir hali vardı.
Ruşen Eşref kendisine ne istediğini sordu.

-"Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek istiyorum !.."

Birlikte odaya girdiler, kapı kapandı.

Amiral:
-"Çok güç koşullar altında bir savaş kazandınız, sizi asker olarak içtenlikle kutlarım. Çanakkale’deki başarınızı rastlantıya borçlu olmadığınız kanıtlandı böylece. Büyük bir askerle tanıştığım için memnunum." diyerek övgüler yağdırmaya başladı.

Paşa, bıkkın bir ifadeyle:

-"Bunları geçin amiral. Çok işimiz var. Asıl konuya gelin" dedi...


Amiral bu tavır karsısında bocalayarak konuya girdi:

-"İzmir’de tabamız ve sizin azınlıklarınız Ermeniler, Rumlar var. Yeni askeri yönetim altında bu insanların statüsü nedir? Güvende midirler ?"

-"Hiç kuskunuz olmasın amiral. Tabanız ve azınlıklar hükümetimizin koruması altındadır. Suç işlemeyenler, kendilerini güvende sayabilirler"

-"Peki suç isleyenler ?"

-"Suç işleyenler sayın amiral, muhtemelen sizin ülkenizde de olduğu gibi, adaletin huzuruna çıkar. Suçlu olanlar, cezalarını çekerler."

-"Fakat Paşa Hazretleri, fevkalade günler geçirdik. Yunan ordusundan cesaret alan Rumlar şımarıklık yapmış olabilir. Bugün bu insanlar yerli halkın düşmanlığı ile yüz yüzedirler.
Ermenilerin biliyorsunuz büyük bir bölümü göçe zorlandı ve önemli bir bölümü hayatlarını kaybetti. Bu ruh haliyle Yunan ordusu ile işbirliği yapmış, bazı Türklere zor günler geçirtmiş olabilirler. Bunlar, fevkalade günlerin olaylarıdır, bağışlanması, hoş görülmesi gerekir. Eğer bu kişiler halkın husumetine bırakılacak olursa, bütün dünya aleyhinize kıyameti koparır! ..."

Son cümleye kadar amirali sakince dinleyen Mustafa Kemal Paşa, "dünyanın koparacağı gürültü" ile tehdit edilince amiralin sözünü kesti:

-"Üstünlük pozunuzu derhal bir kenara koyunuz amiral! Milletleri tehdit etmekten de vazgeçiniz. İngiltere ve müttefiklerinin kıyamet koparıp koparmayacağını düşünmem bile! Bunlar memleketin dâhili işleridir ve de sizin bu işlere karışmanıza müsaade etmem. Majestelerinin devleti bizim azınlıklarla uğraşmaktan vazgeçsin. Kim ki bize saygı beslemez, bizden de saygı beklemeye hakkı olmaz"

Amiralin yüzü bembeyaz oldu:

-"İngiliz hükümetinin tabasını her yerde koruma hakkı devletler hukuku teminatı altındadır. Avrupa devletleriyle birlikte arkaladığımız Rum ve Ermenilerin güven içinde bulundurulmasını sadece rica ettik. Yoksa biz bu güvenliği sağlayacak güçteyiz..."

Paşa:

-"Arkaladığınız Yunan ordusunun denizde yüzen cesetlerini herhalde görmüş olmalısınız. Ordumuz asayişi sağlamıştır. İzmir limanını donanmanıza kapatıyorum. İsterseniz, tabanızı gemilerinize doldurabilirsiniz. Donanmanızın en kısa zamanda limanı terk etmesini istiyorum !"

Sert sözler karşısında amiral ne yapacağını şaşırdı:

-"İngiltere' ye savaş mı açıyorsunuz ?"

Paşa:

-"Savaş açmak mı?
Siz yoksa Sevr antlaşmasının halen yürürlükte olduğunu mu sanıyorsunuz?
Biz onu çoktan yırtıp attık bile. Karşımda serbestçe oturuşunuzu, sizi konuk saymama borçlusunuz! Fakat nezaketimizi kötüye kullanmanıza müsaade edemem.
Şu anda hukuken "barış antlaşması yapmamış" iki devletiz. Savaş hukuku halen yürürlüktedir. Gemilerinizi derhal karasularımızdan çekmenizi size tekrar ve son defa ihtar ediyorum !"

Bir balmumu heykeline döndü amiral.

Sert adımlarla girdiği Mustafa Kemal Paşa’nın odasında oturduğu sandalyede küçüldükçe küçüldü ve sonunda kekeleyerek:


"- Affedersiniz !" dedi, yerlere kadar eğilerek geri, geri kapıya gidip dışarı çıktı.

Olay kısa süre içinde şehirde duyuldu...

İngiliz ve Fransızlar kendi uyruklarını gemilere bindirmeye başladılar.

Birkaç saat sonra da sessizce çekilip gittiler...

__________________
Signatürü

deneme

zkalkanlilar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Kim İnanır Size!..

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

KIBRIS Forumda şu an Sistem size Kim İnanır Size!.. konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 406 kez görüntülenmiş. Kim İnanır Size!.. Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız Kim İnanır Size!.. tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Makbule ÖTÜKEN Kim İnanır Size!..