Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Kıbrıs Türkleri > Kıbrıs Fıkraları
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Kırk Bir Deliler Fıkraları
Cevaplar
8
Sonraki Konu
sonraki Konu
Kırk Bir Deliler Fıkraları Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
14622
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-02-2008, 09:04 AM   #1
Profil
DEMİR
Beğ Yönetici
 
DEMİR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 374
Konular:
Uye No:12

Ettiği Teşekkür: 1160
289 Mesajına 809 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
DEMİR is on a distinguished road
Standart Kırk Bir Deliler Fıkraları

Kırk Bir Deliler Fıkraları

1
Vaktin birinde, zamanın ikisinde bir memlekette kırk bir deliler yaşardı. Bir gün kırk bir delilerin canı sıkıldı, oyalanacak bir şeyler aradılar, bulamadılar. Tavuk kümesine giderek kümesin kapısını açarak tavukları kovalamağa başladılar. Tavuklar can korkusuyla sağa sola dağıldılar. Bir tavuk kuyuya düştü, bunu gören dediler kuyunun başında toplandılar. Kuyunun içindeki tavuğu görünce hep birlikte göğüslerini döverek ağlamağa başladılar.

- Kuyuya tavuk yerine çocuğumuz düşseydi halimiz ne olurdu , kuyudan kim çıkarırdı, acısına yüreğimiz nasıl dayanırdı,daha dünyasına doyamadan kara toprak olacaktı ?

Bir yandan da:

- Ah yavrum sen öleceğine ben öleydim demeye başladılar. Çığlıkları yeri göğü inletiyordu. Bu sefer de kuyuya beddua ettiler.

-Kör olası kuyu , can aldın , kim bilir daha kaç can alacaksın ? demeye başladılar.

Ağlamaları duyup işitenler delilerin yanına gelerek ne olduğunu sordular. Deliler hem ağladılar hem de anlattılar. Bu sırada bir çocuğun ayağı kuyunun kapağına takılınca kuyunun kapağı kapandı. Kırk Bir Deliler kırk yıllık kuyularının kapağı olduğunu o gün fark ettiler.

* * *

2
Kırk Bir Delilerden birinin düğünü vardı. Gelinin başını süslediler püslediler, gelinliğini giydirdiler. Sıra gelinin odadan çıkmasına geldi. Odanın kapısı alçaktı. Gelin her dışarı çıkmağa çalıştığında kafasını kapının üstüne çarpıyordu. Gelin bütün uğraşmasına rağmen kapıdan dışarı çıkamadı. Bunun üzerine çare bulmaları için Kırk Bir Delilerin en akıllılarını çağırdılar. Akıllılar geldiler.

Birisi:

-Bu gelinin dışarı çıkabilmesi için ayaklarını kesmek gerekir.

Öteki Deli:

Hemen yatağına yatırdılar. Dışarda bol güneş vardı. İçlerinden en akıllıları:

-Hanım ninemizin yattığı yerde güneş yok, oysa dışarda bol güneş var. Haydiyin kalburları alalım, arkadaşımızın yattığı yere güneş taşıyalım,dedi.

Hepsi de:

- Doğru söylersin, hekim de ‘’Güneşten bol bol yararlansın’’ dedi. Haydiyin kalburları alalım, taşımağa başlayalım.

Kırk Bir Deliler kalburları alıp güneşe koştular. Kalburları yere koyup biraz bekledikten sonra kalburları aldıkları gibi kocakarının evine koştular. Gün boyu içerisiyle dışarısı arasında mekik dokudular.

O sırada köye gelen bir yabancı boş kalburla koşuşanları görünce merak edip sordu.

-Yaptığınız nedir?

Kırk Bir Deliler hep bir ağızdan :

-Hanım Ninemizin soğuktan ciğerleri hastalandı, onun için odasına güneş taşırız,dediler.

Köydeki yabancı Kırk Bir Delilere bakıp güldü. Sağına soluna bakınarak bir kazma buldu. Kocakarının evinin güney duvarını yıkarak bir pencere yaptı. Güneşi evin içine taşıdı. Kırk Bir Deliler alaylı gözlerle baktılar,

En akıllıları:

-Duvarı yıkarken onca toz duman çıkardın, oysa biz tertemiz güneş taşıyorduk. Bizleri de işsiz bıraktın, biz şimdi ne yapacağız?-Yok , ayakları kesik gelin olmaz, iyisi mi evi yıkalım.

Tartışma uzayıp gitti. O günlerde köyde bir gezgin vardı, kalabalığı görünce merak edip eve gitti. Tartışmaları dinledikten sonra başını eğerek odaya girdi. Gelinin omzuna kuvvetli bir yumruk vurunca gelinin beli büküldü. Gelin korkuyla kapıdan dışarı savruldu.

* * *

3
Kırk Bir Delilerden birinin çocuğu çok yaramazdı, ele avuca sığmazdı, ne bulursa karıştırırdı. Çocuk yine bir gün sağda solda dolaşırken bir ceviz testisi buldu. Ceviz almak için testinin ağzından elini soktu. Cevizleri avuçladı,elini dışarı çekti, avucunu açmayı akıl edemediği için elini testiden çıkaramadı. Çocuk elinde asılı testiyle geziyor bir yandan da:

-Elimi testiden kurtarın , diye bağırıp ağlıyordu.

Çocuğun sesini duyup gelen deliler çocuğun çevresinde toplanarak , çocuğun elinin testiden nasıl kurtaracaklarını tartışmaya başladılar. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Sonunda içlerinden biri:

-Bu çocuğun elini kurtarsa kurtarsa en akıllılarımız kurtarır. En akıllılar çocuğun yanına gelsin dedi.

En akıllıları geldi, içlerinden biri:

- Bu çocuğun kolunu kurtarmak için elini bileğinden kesmek gereğir, dedi

Bir diğer akıllı :

-Yok öyle şey olmaz, en iyisi testiyi kıralım, çocuğa da zarar vermemiş oluruz, dedi.

Tartışmalar sürüp gitti, ama ne yapacaklarına bir türlü karar veremediler. O günlerde köye alış veriş için gelen bir yabancı vardı. Kalabalığı görünce topluluğun yanına giderek konuşulanları dinledi. Çocuğun yanına yaklaşarak cebinden bir altın lira çıkardı. Altın lirayı gören çocuk , elindeki cevizleri bırakarak, elini testinin içinden çekti. Çocuk altın liraya uzanınca yabancı altını cebine koyarak kalabalıktan hızla uzaklaştı.

* * *

4
Kırk Bir Delilerin yaşadıkları yerde kış çok soğuk geçmişti. Her yan dondu, sular buz kesti. Kırk Bir Delilerden bir kocakarı vardı. Soğuklara yenik düşerek hastalandı, ciğerleri iflas etti. Kocakarıyı arkadaşları işinin ustası bir hekime götürdüler. Hekim kocakarıyı iğneden ipliğe muayene ederek kocakarının soğuktan titreyen yaşlı bedeninin sıcaklığını ölçtü. Gerekli ilaçları verip ardından da :

-Yemene içmene çok dikkat et, bedeninin sıcaklığı çok düşük. Bulutlu günlerde ocak başında otur, güneşli günlerde de güneşten bol bol yararlan, bilirsin güneş girmeyen eve hekim girer, dedi.

Kırk Bir Deliler kocakarıyı evine götürdüler. Kocakarı ayakta duracak halde değildi.

Köydeki yabancı boynunu büktü, kendi kendine mırıldanarak:

-Ben kendimi aklı kısa sanırdım, meğer neler varmış neler? Şükür halime , diyerek köyden hızla uzaklaşıp yerine yurduna gitti.

* * *

5
Cuma günleri Kırk Bir Delilerin helva günüydü. Tencereler ateşin üstüne kondu, yağlar, şekerler, unlar çıkarıldı. Topak topak un helvaları yapılarak her bir deliye birer topak verilerek dağıtıldı. İçlerinden iki akıllıcası helva topaklarını ellerinde evirdiler, çevirdiler. Biri:Seninki daha büyük onu isterim , dedi.

Öteki:Yok, seninki daha büyük , dedi.

Tartışma büyüdükçe büyüdü, sonunda tartmağa karar verdiler. Bir terazi bularak yol ortasında tartmağa karar verdiler. Terazinin bir gözü ağır gelince ağır taraftan bir parça kopararak öteki tarafa koydular. Bu sefer de öteki taraf hafif geldi. Saatlerce uğraşmalarına rağmen bir türlü kefeleri denk getiremediler. Köye uzun yoldan bir gezgin geldi, karnı da zil gibi açtı. Bunları gördü:

-Tartmanıza yardım edeyim, dedi. Deliler de:

-Yardım et , dediler.

Gezgin helvaları terazinin kefelerine koyarak kolu çekti. Bir kefedeki helva ağır gelince helvayı ısırdı. Ağır gelen taraftan tekrar ısırdı. Maksadı helvaları eşitlemek değil yemekti. Her tartışta bir lokma ısırdı. Tarta tarta kefelerden birinde helva bitti, diğer kefede çok küçük bir parça helva topağı kaldı. Gezgin ağızlarının suyu akarak bakan delilere;

- Helvalarınızı tartacağım diye kan ter içinde kaldım, yoruldum. Bu topak da emeğime tutar diyerek son kalan helva parçasını ağzına attı. Delilerin şaşkın bakışları arasında çekip gitti. Deliler de ağızları açık arkasından bakakaldı.

* * *

6
Kırk Bir Deliler kırk yıldır değirmene giderlerdi ama değirmenin yolunu bir türlü öğrenemediler. Eşeklerine buğdaylarını yükleyip, hangi yoldan gideceğini düşünmeğe başladılar. İçlerinden en akıllılarından biri :

-Haydi diyelim ki siz delisiniz, ben de deliyim, eşekleriniz de delimidir? Düşelim eşeklerimizin peşine, onlar bizi değirmene götürür, dedi.

Öyle de yaptılar, eşekler önde Kırk Bir Deliler arkada değirmenin yolunu tuttular. Yarı yola geldiklerinde delilerden biri öne atılarak yol kenarındaki arı kovanına elindeki çirpiyi soktu. Bütün arılar dışarı püskürerek insanları hayvanları sokmağa başladı. Canları yanan eşekler var güçleriyle koşmağa başladılar. Eşeklerin sırtlarındaki buğday denkleri dökülüp saçıldı,deliler hayvanları güçlükle toparlayabildiler. Değirmene boş çuvallarla geldiler. Olanları uzaktan gören değirmencinin küçük oğlu delilere:

-Bu delicesine koşma da niye, diyelim ki eşekleriniz delidir, siz de mi delisiniz ?

* * *

7
Kırk Bir Delilerin yaşadığı yerde koskoca kış boyu yağmur tıp bile demedi . Yiyecek ne unları ne de bulgurları kaldı. Komşu köyde çok varlıklı bir adam vardı, ambarları arpa ve buğdayla doluydu. Kırk Bir Delilerin durumunu görünce acıdı, yüreği dayanamadı. Hepsini köylerine çağırarak hepsine birer kile buğday verdi . Deliler para vermek isteyince almadı :

-Güle güle yiyin , ölmüşlerime dua edin bu bana yeter, dedi.

Kırk Bir Deliler çuvalları omuzlarına vurdular, köylerinin yolunu tuttular, epeyce yürüdükten sonra yorulup bir ağacın gölgesine oturdular. Konuşmaya başladılar, en akıllılarından biri:

-Bu adam bize birer kile buğday verdi, ama hiç düşündünüz mü ? Kilesi eksik mi, tamam mı, hileli mi , hilesiz mi ? Ben böyle hileli ölçülmüş buğday istemem. Ya siz....?

Öteki deliler de :

-Doğru söylersin, geri dönelim buğdayları verelim , dediler.

Hep birlikte geri dönerek kendi çuvallarıyla buğdayları zengin adamın kapısına bırakıp köylerine geri döndüler.

* * *



Kaynak:Gökçeoğlu, M.(1999), Kıbrıs Türk Halkbilimi, Toplu Hikayeler ve Tekerlemeler,Hikayelerimiz, Tekerlemelerimiz, Lefkoşa, s. 7-11
DEMİR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2008, 04:30 PM   #2
Profil
Dr.Yalnızefe
Dost Üyeler
 
Dr.Yalnızefe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 1,339
Konular:
Uye No:5

Ettiği Teşekkür: 1406
714 Mesajına 1813 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
TÜRK OLMAK
Extra:
Dr.Yalnızefe is on a distinguished road
Thumbs up

Fıkralar ve hatta anekdotlar için teşekkürler....
Emeğine sağlık...
__________________
Signatürü

Dr.Yalnızefe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-06-2008, 02:59 PM   #3
Profil
By_VaTaN_19
Yeni Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 9
Konular:
Uye No:1043

Ettiği Teşekkür: 1
5 Mesajına 16 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
By_VaTaN_19 is on a distinguished road
Standart

Paylaşım için teşekkürler
By_VaTaN_19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-07-2008, 03:11 PM   #4
Profil
BURLAHATUN*
Yasaklı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2008
Bulunduğu yer: TÜRKİYE
Mesajlar: 5,116
Konular:
Uye No:1641

Ettiği Teşekkür: 7763
3188 Mesajına 6197 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
SİYASET, ŞİİR, TARİH,
Extra:
BURLAHATUN is on a distinguished road
Standart

Paylaşımınız için teşekkür ediyorum DEMİR.
BURLAHATUN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2008, 11:28 AM   #5
Profil
metetuncay
Dost Üyeler
 
metetuncay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2008
Bulunduğu yer: Türkeli
Mesajlar: 438
Konular:
Uye No:1747

Ettiği Teşekkür: 440
314 Mesajına 665 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
metetuncay is on a distinguished road
metetuncay - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Üleşimin için sağ olasın Temir soydaş.
__________________
Signatürü

Türk'üm Türk'e; Güçlüyüm soysuz kürde...








metetuncay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-09-2008, 08:22 PM   #6
Profil
ErgenekoN_06
Yeni Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 4
Konular:
Uye No:3591

Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 7 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
ErgenekoN_06 is on a distinguished road
Standart

paylaşım için teşekkürler.ellerine sağlık...
__________________
Signatürü

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir...



TTK

ErgenekoN_06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-09-2008, 10:14 PM   #7
Profil
kerem71
Guest
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1,739
Konular:
Uye No:337

Ettiği Teşekkür: 204
652 Mesajına 1250 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
kerem71 is on a distinguished road
Standart

abi sagolasın eline saglık
kerem71 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-07-2011, 12:18 PM   #8
Profil
cemalksk
Yeni Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 10
Konular:
Uye No:1888

Ettiği Teşekkür: 46
6 Mesajına 15 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
cemalksk is on a distinguished road
Standart Cevap: Kırk Bir Deliler Fıkraları

Eline ve emeğine sağlık.
Paylaşımın için çok teşekkürler.
cemalksk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-10-2012, 02:57 PM   #9
Profil
Firuze
Dost Üyeler
 
Firuze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2011
Bulunduğu yer: Maviliklerde
Mesajlar: 1,270
Konular:
Uye No:30753

Ettiği Teşekkür: 86
151 Mesajına 204 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Firuze is on a distinguished road
Standart Cevap: Kırk Bir Deliler Fıkraları

Geçikmişliğimi bağışlayın.Harikaydı vesselam.
__________________
Signatürü


Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

Nerede duracağını kendin belirle...
Firuze isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Kırk Bir Deliler Fıkraları

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ab’den Kırk Katır Ya Da Kırk Satır Mı Politikası? Makbule ÖTÜKEN Makbule ÖTÜKEN 1 11-06-2009 11:10 PM
Osmanlı'da Deliler BURLAHATUN Osmanlı Askeri Gücü 1 06-05-2009 05:11 PM
terekeme fıkraları:) leylileyli Fıkralar 0 15-04-2009 04:51 PM
deli fıkraları(1) yağmur Fıkralar 1 27-06-2008 04:37 PM
Kırk Bir Deliler Fıkraları 2 DEMİR Kıbrıs Fıkraları 0 20-02-2008 08:54 AM

KIBRIS Forumda şu an Sistem size Kırk Bir Deliler Fıkraları konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 14622 kez görüntülenmiş. Kırk Bir Deliler Fıkraları Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız Kırk Bir Deliler Fıkraları tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Kıbrıs Fıkraları Kırk Bir Deliler Fıkraları