Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun

Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu [email protected] Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kibris TÜRK tarihi araştırmaları , Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir , kibris videolari resimleri dökümanları indir" > Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güncel Köşe Yazıları > Salih Mehmet ERSOY
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar Konusunu Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
718
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-04-2011, 03:36 PM   #1
Profil
Salih Mehmet Ersoy
Onursal Üye
 
Salih Mehmet Ersoy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 191
Konular:
Uye No:2317

Ettiği Teşekkür: 205
182 Mesajına 928 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Medya
Extra:
Salih Mehmet Ersoy is on a distinguished road
Salih Mehmet Ersoy - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar

GÜNEŞ DOĞARKEN
Salih Mehmet Ersoy

Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz açıklama yapmaktan kurtulamazlar

Eloktronik postama gelen ve haberkibris.com sitesinde yayınlanan garip bir ropartajı okuduğum zaman, bilinçsiz olmanın ne denli hatalara neden olduğunu bir kez daha anladım. Adı edilen web sitesinde röportaj adı altında yapılan açıklamalar tam anlamıyla bir cahilliğin sembolü. 7 Nisan 2011 tarihinde Lefkoşa’da yapılan sözde protesto yürüyüşüne katılan ve Afrika Grubu’ndan olduğunu ayrıca Yasemin hareketiyle de ilişkilerinin olduğunu söyleyen kişinin Haberkibris.com web sitesinden Şermin Sarro’ya verilen mülakatta, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden başka bir devlet tanımadığı anlamına gelen açıklamaları, bir kişinin kendi ayaklarına kurşun sıkmasından başka bir şeye yaramadığının en açık göstergesidir. Gazimagosa’dan eyleme katıldığını söyleyen bu zat, Türkiye’den bahsederek bakınız ne demişti.

“Öncelikle T.C’ye Kıbrıs’ta neyin garantörü olduğunu, kendi askerinin de taşıdığı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağını, elçiliğe dikmekle hatırlatmak istedik. İlk etapta polis müdahale etmek istedi yalnız cevabımızda yasal bir bayrak olduğunu, Türkiye’nin ve elçiliğinin burada bu bayrak sayesinde bulunduğunu söyledim. Bayrağı diktikten sonra polisin müdahalesi kısa sürede gerçekleşti. Yalnız bizim orda tanımadığımız fakat eylemimizi destekleyen halk polisin peşine düşerek bayrağı geri alma çabasında bulununca arbede çıktı”.

Şermin Sarros soruyor: Polisle çıkan arbede sonrasında ne oldu?

Cevap:“Bayrağı diktikten sonra polisin müdahalesi kısa sürede gerçekleşti. Yalnız bizim orda tanımadığımız fakat eylemimizi destekleyen halk polisin peşine düşerek bayrağı geri alma çabasında bulununca arbede çıktı”.

Bu muhterem zat cevap verirken, Cümleleri arasında, “eylemimizi destekleyen halk” derken hangi halktan bahsetmektedir. Yoksa eyleme sayıları sayılabilecek kadar az olan bu katılımcılar, Kıbrıs Türk halkının yasal temsilcileri miydiler?

Şermin Sarros soruyor: Hangi sloganlar atıldı o sırada?

Muhterem zat cevap veriyor:
Faşizma karşı omuz omuza”, “polis devleti istemiyoruz”, “işgale son”, “yalakalığa, kuklalığa son”, “Ayşe evine dön”.

Peki bu muhterem zata soruyorum;
“Faşizma karşı omuz omuza” derken, bu sözcüğü Kral Markstan mı öğrendi?

“Polis devleti istemiyoruz” derken, acaba orman kanunlarının geçerli olduğu bir sistemi mi hayal etmektedir?

“İşgale son” derken, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal altında olduğundan mı söz etmektedir?

“Yalakalığa, kuklalığa” son derken, acaba kime yalakalık ettiğinin ve kimin kuklası olduğunun farkında değil mi?

“Ayşe evine dön” derken, Kıbrıs Türk halkını, Rum-Yunan ikilisi için bir kurban olarak mı adadı dersiniz? Yoksa Kıbrıs’ın bir Yunan adası olması için can mı atmaktadır?

Kibrishaber sitesinden Şermin Sarros soruyor;
“Orda da polisin engeliyle karşılaştınız mı, arbede falan yaşandı mı tekrardan”?

Muhterem zat cevap veriyor:
“Halkın tepkisinden sonra müdahale edilmedi”.

Vay be demek halkın tepkisinden sonra müdahale edilmedi, öyle mi? acaba hangi halk, üçbeş kişinin Kıbrıs Türk halkı olduğunu göstermek ne kadar da bayağı bir ifade.

Bu muhterem zatın açıklamaları ile son milletvekilliği seçimlerinde Gazimagosa’dan bir cılız partinin adayı olarak seçimlere katılmış olduğunu anlıyoruz, ancak kaç oy aldığını ne hikmetse açıklama gereği duymamıştı.

Ama 7 Nisan günü sergiledikleri palyaçolukta halktan bahsetmeyi de bir marifet saydığını anlıyoruz.

Bu muhterem zat ayni siteye yaptığı açıklamalarında bakınız ne inciler döktürmüştü:

“Uluslar arası hukuk zemininde var olan AB ve BM üyesi 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunuyoruz ve lav olup başka isimde bir devlet olmasının imkansız olduğunu düşünüyoruz. Çünkü lav olması için 2 kurucu 3 garantör 5 BM daimi üyesi (Rusya, Çin, İngiltere, Amerika, Fransa) ve bir de AB imzası gerekmektedir. Sürdürülen görüşmelerde, AB ile TC arasında Kıbrıs oyuncak olmuştur. Türkiye, AB’ye girene kadar elinde koz kullanmak ister. Bu süreçte Kıbrıslı Türk toplumunun yok oluşu hızlanmaktadır.Kısacası yok oluşu durdurmak için bir an evvel 1960 Cumhuriyeti’ndeki haklarımıza sahip çıkmalıyız.Zaten TC’nin müdahalesinin nedeni bozulan anayasal nizamı ve ülkenin toprak bütünlüğünü ve yıkılan cumhuriyeti tamir etmekti.Bu düşüncelerimizi Afrika Gazetesi de dile getirdiği için, Afrika grubunu destekliyoruz”.

Evet bu muhterem zatın hukuk anlayışı maalesef bukadar. Yani bu gün sözde Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin sahte bir devlet olduğunu, esasen Türkiye’nin adaya müdahale etmesinin yasal olduğunu söylerken bu sözde cumhuriyetin yasal bir devlet olmadığını kabullenmiş olduğunun farkında bile değildir.

Haberkibris.com muhabiri soruyor;
“Türkiye’nin adadaki varlığı ile ilgili ne düşünüyorsunuz”

Cevap: Hukuken Türkiye’nin adaya müdahalesi haklı idi
"Hukuken Türkiye’nin adaya müdahalesi haklı idi. Ancak görevini yanlışa kullandığı için uluslar arası arenada işgalcilikle suçlanmaktadır. Çünkü 1947-48 Cenevre barış konvansiyonunda imzası olduğu halde adaya sivil nüfus aktarıp, seçimlerde irademizi teslim almıştır. Tamamen savaş suçudur, korsan bir yapı kurdurmuştur, herkesin malını alıp ona buna dağıtmıştır, bunlar garantörlük görevi değildir.Hukuken 650 asker bulundurabilir. Bir de en doğal insan hakkı olan evlilikten dolayı sivil halkın adada kalması”.

Bir taraftan Türkiye’yi görevini kötüye kullandığı için suçlamaya çalışırken, diğer yandan uluslar arası arenada işgalcilikle suçlandığını söylerken ne kadar bilinçsiz olduğunun farkında bile değildir. Çünkü bu güne kadar hiçbir uluslar arası merci, Türkiye’yi işgalcilikle suçlama gafletini gösteremedi. Ancak, 1964 yılında adaya sokulan bir tümen Yunan askerinden söz etmemesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kendi malı gibi Kullanan Rum tarafını suçlamaması, ve bu güne kadar 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulan gerçek Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş için Rum tarafından, BM’den, AB’den bir çağrı yapılmamasını veya bir baskı uygulanmamasını ne hikmetse bilmemezlikten, görmemezlikten ve duymamazlıktan geliyor.

Sanki 1968 yılından günümüze kadar yapılan muhtelif Türk- Rum görüşmelerinde, bize 16 Ağustos 1960 tarihinde ilan edilen ve o Cumhuriyette var olan haklarımızın verileceği hususunda gerek Rum tarafından, gerekse BM veya AB tarafından çağrı yapılmış da Kıbrıs Türk halkı olarak biz, ve garantörümüz Türkiye böyle bir teklife hayır demişiz.

Peki bu kadar haklı durumda bulunan Kıbrıs Türk halkının bilgiden yoksun bir veya birkaç kişinin, gaflet ve delalet içinde bulunmaları, bizi bu onurlu mücadelemizden vaz mı geçirecektir?

Böyle düşünenler varsa şaşarım onların akıllarına.

Pes doğrusu!
Salih Mehmet Ersoy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar

Şu an bu konuyu KIBRIS FORUM içerisinde toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bilinçsiz bronzlaşan cilt kanseri oluyor Haberci Sağlık 0 20-06-2009 09:00 AM
Bilinçsiz kullanılan ağrı kesiciler ülser yapıyor Haberci Sağlık 0 08-03-2009 10:21 AM
Bilinçsiz ilaç kullanımı mideyi vuruyor Haberci Sağlık 0 08-11-2008 12:30 AM
Bilinçsiz ilaç kullanımı mideyi vuruyor Haberci Sağlık 0 05-11-2008 11:01 AM
Aşırı ve bilinçsiz sporun zararları Haberci Sağlık 0 22-08-2008 12:21 AM

KIBRIS Forumda şu an Sistem size Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar konusunu gösteriyor.Bu konu forum içerisinde 718 kez görüntülenmiş. Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar Bu konu hakkında google araması yapmak istiyorsanız Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar tıklayınız
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim





Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kibris 1974 yabancı dizi izle
KIBRIS , Salih Mehmet ERSOY Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz Açıklama Yapmaktan Kurtulamazlar