Tekil Mesaj gösterimi
Alt 14-06-2009, 01:28 PM   #1
Profil
Seyyan Uzunoğlu
Onursal Üye
 
Seyyan Uzunoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 194
Konular:
Uye No:14029

Ettiği Teşekkür: 41
180 Mesajına 744 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Seyyan Uzunoğlu is on a distinguished road
Standart Halkın İradesi; Halkın Emridir !!!

HALKIN İRADESİ; HALKIN EMRİDİR !!!

Evet değerli okurlarım; halkın emri! Ancak görülüyor ki zaman sanki bize: Ne bu acele şimdi? Şeker suya mı düşmüş? diyormuş gibi hareket ediliyor hala! Canımız, malımız, topraklarımız mı tehlikede? Haklarımız mı bir bir elden gidiyor? Ne? Ne bu acele? Varsın gavur da, AKP de, Cöni ve AB’nin AİHM’i de ATAD’ı da; veya ABD de; efendim Hristo’su ve hatta Talat’ı da yapsınlar yapacaklarını; biz de ondan sonra yaygaramızı koparalım, protestomuzu bildirelim; muhtıra verelim de; bizi kaale alıp kabul ederlerse ne ala... Etmezlerse biz de haklı olduğumuzu haykırıp müdafaaya geçelim; olsun bitsin işte! Nasıl olsa biz görevimizi yerine getirdik; protestomuzu da yaptık, aldırmayanlar utansın! Ya, öyle mi? Ama bu değil miydi her zaman yaptığımız? Bu değil mi şimdi de yapmakta olduğumuz? Eğri oturalım ama doğru konuşalım şimdi! Bu değil mi yaptığımız?

Şimdi yine felaket tellallığı yapmaktan suçlanacağız biliyorum. Ancak henüz kovmayınız dokuz köyden. Balki Arada sinirleri yatıştırmak; heleyanı hafifletmek veya söylenen takiyye sözlere inanıp “belki” umuduyla beklemişiz bu güne dek!... Belki hakikaten onlar en iyisini bilir; biz de bizi temsil etmeleri için ‘onlar’ı seçmemişmiydik zaten? Veya belki de geçirdiğimiz altı yıla yakın bir zamandan bu güne yapılmış haksızlıklardan, adam kayırmalardan; partizanlıktan; yolsuzluktan; hepsini saymayalım çünkü buna ne bu sütun yeter ne de kitaplar. Haliyle, ülkeyi felaketten felakete sürüklemiş; devleti soymuş soğana çevirmiş iktidardan bıktırılmış; usandırılmışz. Ama onlar artık geride kaldı! Halk “Yeter artık!” diyerek ortaya koymuş olduğu irade ile tek başına iktidara getirilmiş siyasilere nelerin savunulması, nelere sahip çıkılması gerektiğini ve bu iktidardan neler beklediğini açıkça ortaya koymuştur. Ve 19 Nisan iradesi öyle yadırganacak bir irade de değildir üstelik. Bu irade ezici çoğunluğun feryadıdır! Bu irade bu halkın sabrının artık taştığının açık bir göstergesidir! Bu irade halkın demokratikçe isyanıdır! Halkın bu feryadına artık kulak verilmesinin, halkın isteklerinin yerine getirilmesinin dayatılmasıdır! ‘ARTIK’, ve ‘BİR AN ÖNCE’ bu halkın KKTC’ne ve tüm ulusal değerlerine sahip çıkılmasının dilekçesidir, tezehüratıdır; daha doğrusu EMRİDİR!

Ancak, hala bugün ruhani lideri olduğu CTP Partisinin iktidardan, hükümetten diyelim ‘ekarte’ edilmiş olmasına ve her itiraza rağmen hala işgal etmekte olduğu cumhurbaşkanlığını ve makamının kendisine tanıdığı gücü, sorumlu olduğu kendi halkı ve temsil ettiği kendi devletini değil de; bir zamanlar birlikte bir ‘sözde’ devrim yaratacakları ruyası ile Hristofyas yoldaşı ile yapmış oldukları anlaşmalara sadakatle; veya sol gösterip sağ vuran yoldaşı Hristo gibi bir de işbirlikçiliğini yapmakta olduğu emperyallerin vb emirleriyle gencecik cumhuriyetimizi tasfiye yolundaki inadı; her itiraza rağmen bu sözde anlaşma, çözüm ancak özde teslimiyet masalarına oturmktaki ısrarı; ve sonumuzu içeren tüm önerilere, tüm dayatmalara sorgusuz sualsiz boyun eğmesine; meclisine veya halkına danışmaksızın almakta olduğu kararlara rağmen; bu adamdan hala beklentimiz ne? İşte onu anlamak zor! Neyi bakliyorsununuz? Daha doğrusu; Talat’ın yanına, KENDİSİNİ de temsil eden bir siyasinin atanmasını isteyen bu halkı neden hala duymuyor veya umursamıyor siyasilerimiz? Ne bu; dünyanın saatleri, dünyanın bütün vakti bizimmiş; acelemiz ne der gibi; ne bu misafirlikler, ziyaretlerle öldürülen, heba edilen günler, saatler? Uyanın, kıpırdayın artık Allah aşkına! Var mı bizim heba edilecek vaktimiz? İki aya yakın bir zamandır; ve tabii iktidara gelineceğinin bilinci içinde geçmiş zaman da dahil; nerede hazırlık? Ne bu uyuşukluk? Ne bu bekleyiş? Neyi bekliyoruz Allah aşkına? Yoksa yazının başında da belirlemiş olduğum gibi; her şey olup bittikten; deve hendeğii atladıktan sonra mı yaygara koparacağız yine? Alıştığımız bu yanlış; yanlış olduğu kadar da tehlikeli yolda mı devam edeceğiz hala? Ne??? Neye yapıldı bu seçim? Neye ortaya kondu bu irade?

Her zaman yaptığımız, ve halen de yapmakta olduğumuz gibi; geçmişteki meseleleri de bir yana bırakalım şimdi. ORAMS meselesini ele alalım, örneğin. 9 Haziran’da yapılmış olan Protesto Mitingi’nden gurur duymadığımı zannetmeyiniz sakın. Bu mitingdeki çoğunluğun gençlerden oluştuğunu görmek inanınız ki kanımı kabarttı. Ancak içlerinde en az üç Rum’un da bulunduğu ve üstelik başkanlığını da bir Rum’un yaptığı bu heyetin almış olduğu karara şimdi isyan etmekte biraz geç kalmadık mı sizce? Bu adamlara bu fırsatı sözde bizi temsil eden Talat’ın altın tepside sunmasıyla alınmış bu karara nasıl isyan edelim şimdi? Sen verirsin de Rum almaz mı yani? Haksız mı şimdi bu hipokritler bu fırsatı kaçırmamakta? Onlara bu fırsatı tanıyanlar utansın be! .

Fikirlerine, davamıza olan inançlarına ve Perşembeleri daha Çarşamba’dan görebilen; her zaman bizi uyaran; ellerini taşın altına koymaktan da korkmayan; hala kutsal davamız için uğraşan Kurucu Cumhurbaşkanımız Sn. R.R. Denktaş’ın; Ahmet Gazioğlu abimiz; ve, değerli arkadaşımız Sabahattin İsmail, Aydın Akkurt, Mehmet Bayramoğlu ve onlar gibi daha birçok yazar kardeşlerimizin uyarılarına; fikirlerine kulak asılmalıdır bence; hem de ivedilikle! Yetsin artık bu uyuşukluk; bu misafirlikler, bu sonumuzu bekleyiş! Yeterrr!!!

Daha neyi bakliyoruz Allah aşkına???
Seyyan Uzunoğlu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla