![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
KONUŞAN TÜRKİYE DİYORUZ AMA SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE OLDUĞUMUZU GÖREMİYORUZ! TSK konuştu. DTP her gün konuşuyor. Hükümet, ancak muhalefete laf yetiştirmek için konuşuyor. Muhalefet siyaset edebiyatından örnekler vererek konuşuyor. Kısacası Türkiye konuşuyor. Artık konuşan bir Türkiye’miz var. Var olmasına varda. Bunların içinde yalnız hem konuşup hem de konuştuklarını icraata dönüştüren bir kesim var. “DTP”. Diğerleri yalnız karşılıklı konuşup birbirilerini suçlamaktan ve kim daha etkili söz söyledi noktasından dışarı çıkamayan bir kesim olmaya devam ediyor. Son konuşan TSK oldu. Ve hemen hemen hepimiz bu konuşmayı beğendik. Malum medyayı bu beğeninin dışında tutuyorum tabii. Aslında Hükümeti de dışında tutabiliriz. Çünkü hükümet bu konuşmayı hiç bir şekilde üzerine almamış ki “siyasetçiler askerlerin konuşmalarının satır aralarını çözmek zorunda değildir. Bunu ilgililer zaten yapmaktadır” diyebilmiştir. Gazetelerde manşetler çıktı Başbuğ çok sert konuştu diye. Gerçekten de sert konuştu Başbuğ. Son günlerin bütün can alıcı olaylarına ve TSK’e yöneltilen hain suçlamalara da cevap verdi. Org. Başbuğ Trabzon'da TGC Oruç Reis Firkateyni’nde düzenlediği basın toplantısında hükümete, medyaya, yargıya ve teröre ve teröre destek verenlere çok sert mesajlar yolladı. “Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik savaş yürütenlerin yanlış yolda ve yanlış yerde durduklarını” da belirtti bu konuşmasında. TSK’nın çıkan terör olaylarıyla ilişkilendirilmesinden duydukları rahatsızlığı da "Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan biri, TSK içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur" diyerek belirtmiştir. Başbuğ, “Bu konuya özellikle, bugün üzerinde beraber olduğumuz TCG Oruç Reis Firkateyni’nde değinmemin özel bir anlamı vardır. Herhalde herkes, açıkça ne demek istediğimi anlamaktadır" diyerek Oruç Reis Firkateyni’nin de özellikle seçilmiş olduğunu da belirtmiştir. Evet, uzun uzun yazmama gerek yok Başbuğ bugüne dek yaşadığımız tüm olaylara çok kısa fakat öz olarak cevap vermiş ve Orduyla halk arasında ki sevgiyi ve güveni ortadan kaldırmak isteyenlere gereken cevabı vermiştir. Yazımın başında Konuşan Türkiye demiştim. Evet, Türkiye konuşuyor. Konuşuyor ve bıkmadan usanmadan konuşmaya devam ediyor. Siyasetçisi konuşuyor, memuru konuşuyor, medyası konuşuyor, yargısı konuşuyor. Bunların içinde hem konuşup hem de konuştuklarını icraata dönüştüren bir tek Terör örgütü PKK ve bunların siyasi uzantısı DTP var. PKK her gün tırmanan şiddet olaylarına devam ederken, bir yandan da İmralı ve DTP aracılığı ile konuşmaya, tehditlerini savurmaya devam ediyor. Konuşan Türkiye derken, maalesef bu Türkiye içinde hala konuşamayan, konuşmaları, eylemleri engellenen de bir kesim var ki son olaylarda bu rezaleti içimiz burkularak televizyonlardan izledik. İşçi kesimi. Bu kesim yıllardır ellerinden iş yerleri alınıp, özelleştirme adına birilerine peşkeş çekilirken direnişleri esnasında, polis teşkilatı tarafından adeta düşmanca bir muameleye maruz kalmışlardır. En son örneğini de Tekel İşçilerinin sessizce AKP binası önünde yapmak istedikleri protestoların engellenmesi sırasında yaşadılar. Polisin işçilere davranışında ki sertliği, kini nefreti, PKK’lıları engellemeye çalışırken bile sergilemediğini görmek çok düşündürücüdür. İşçilerin olayında her iki tarafta devlete ait kurumlar ve bir taraf elinden alınan ekmeğinin peşinde. Diğeri ise yine bir devlet kurumu ve buda bu ekmek kavgsı veren işçilerin bir kışkırtmaya mahal verecek hareketlerini önlemek üzere orada güvenlik çemberi oluşturmakla yükümlü Polis örgütü. Her nedense bu iki devlet kurumu karşı karşıya geldiklerinde güvenlik kuvvetleri tüm hoş görüsünü yitirip, adeta bir düşmana saldırırcasına işçilerin üzerine saldırıp, onları perişan ediyor. Fakat aynı polis, PKK’lılara şefkatli ve anlayışlı davranıyor. Oysa PKK Türkiye’de birliği ve beraberliği bozmak için var edilmiş bir örgüt. Türkiye’nin sınırlarını tehdit eden bir örgüt ve Türkiye’nin Polisi onlara taviz kar oluyor, ekmek kavgası veren işçiye ise saldırganca davranıyor. Bu mudur konuşan Türkiye. Şunu çok iyi anlamamız lazımdır ki Türkiye’de birileri konuşuyor, birileri de hedefe doğru yürüyor. Birileri bal yapmayan arı gibi vızıldarken, diğerleri bal yapmasa da soktukları zaman çok can acıtan eşek arıları gibi hem sesleriyle hem icraatlarıyla birilerini sindirmeye devam ederek Türkiye’yi bölme ve parçalamaya doğru önlerinde ki tüm engelleri kaldırmaya devam ediyorlar. Artık sözün bittiği yerde olduğumuzu ne zaman anlayacağız? 18.12.2009 Ayla Berkin |
|
|
|
| Ayla Berkin Kullanıcısına bu mesajı için 17 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (19-12-2009),
Alonewolf® (19-12-2009),
altaymns (19-12-2009),
asil_türk (22-12-2009),
Bülent Baysal (18-12-2009),
GökTürk (18-12-2009),
ilyas örnek (18-12-2009),
ismail hakkı (21-12-2009),
Karamel (19-12-2009),
Kartal Gözü (21-12-2009),
Kavaz (18-12-2009),
Levent Akıncı (21-12-2009),
matkap (18-12-2009),
necdeterdinc (18-12-2009),
rustualtay (19-12-2009),
siren (19-12-2009),
TAHTACI (19-12-2009)
|
|
|
#2 | ||
|
|
Sayın Ayla BERKİN Türkiye'nin Son durumunu çok iyi açıklamış. Evet gerçektende artık sözün bittiği yerdeyiz. Yapılacak ilk seçimde Türk halkının bu AKP iktidarına okkalı bir tokat atmasını umuyoruz. Umuyoruz ummasınada; bu halk kime güvenip oy versin? Bizim politikacılarımız koltuk sevdaları yüzünden kendilerinden sonra halka umut verecek genç liderler yetiştirmediler ki. Herkes sadece koltuğunu düşündüğünden yıllardır halkı bıktırdılar. Türk halkı da bıkkınlığından önüne çıkan ilk yeni bir yüz olan Tayyip ERDOĞAN'a verdi oylarını. Aradan geçen 7 yıla ve AKP'nin yürüttüğü bu berbat politika ve ekonomik duruma rağmen hâlâ AKP birinci parti konumunda ise bunun nedeni CHP'nin başında hâlâ sayın BAYKAL'ın MHP'nin başında sayın BAHÇELİ'nin olmasıdır. Eski DYP ve ANAP ta DP çatısı altında yine eskilerden sayın CİNDORUK'un liderlğinde birleştiler. Bu mudur halka yeni umut? AKP'yi böyle mi yıkacaklar? Bu gidişle yapılacak ilk seçimde yine Sükutu hayale uğrayacağımız kesindir. Tek çare en kısa sürede halkın içinden, halka umut olabilecek vatanını seven genç, dürüst ve mücadeleci yeni politikacıların yetişmesidir. Yoksa bu ülke halkı güzel günlerde refah içinde yaşama umutlarını tamamen kaybedecektir. Günümüz liderlerine naçizane olarak duyrulur.
__________________
|
||
|
|
|
| Alonewolf® Kullanıcısına bu mesajı için 8 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (21-12-2009),
Ayla Berkin (19-12-2009),
Bülent Baysal (19-12-2009),
GökTürk (21-12-2009),
Karamel (19-12-2009),
Kartal Gözü (21-12-2009),
rustualtay (19-12-2009),
TAHTACI (19-12-2009)
|
|
|
#3 |
|
|
Maalesef çok doğru söylüyorsunuz Sayın Alonewolf. Kime güvenecek bu millet? yine maalesef artık içimizden yeni ve genç lider çıkartacak kadar bile bir bilgi ve becerimiz kalmadı. çünkü bu bilgi ve becerilerini değişen hayat şartları nedeniyle bu yetilerini başka yönlere kanalize etmektedirler. halkımız artık fert fert bir yaşam düşlemektedir. bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demektedir. çünkü siyasilerin dokunduklarının başına gelenler ve gelecek olanların sürekli hatırlatılması insanları kendi kabukları içine çekilmeye itmiştir. Son bir şey, aslında Tekel İşçilerinin bu direnişi halkımız içinde bir fırsat olmalıydı bence. Hani bir lafımız vardır biri yer birileri bakar kıyamet ondan kopar deriz ya birileri direnir, birileri de bakarsa işte böyle kıyamet kopar ama yalnız o kıyamet direnenlerin başına kopar. diğerleri de yutkunmaya devam eder. Umduklarımızın bizi yolda bıraktığı yerde, işçilerimizle birlikte bu direnişe bizlerde katılmalıyız diyorum ama dönüp dolaşıp, yine aynı noktaya geliyorum. peki bizi bu direnişe yönlendirecek Lider nerede... "Sen susarsan, Ben susarsam/ Haksızlıkları kim haykıracak/ Sen yanmazsam, ben yanmasam/ Karanlıklar aydınlıklara nasıl ulaşacak... "Nazımın bu dizeleri de bu günkü halimizi anlatmaktadır. anlaşılan Türk milleti hep susmuş, birileri de hep konuşmuş. onun içinde karanlıklar giderek de artmış. şu günlerde göz gözü görmeyecek kadar karanlık ama biz hala bir mum bile yakmaktan aciziz Saygılarımla.
|
|
|
|
| Ayla Berkin Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (21-12-2009),
Alonewolf® (19-12-2009),
Bülent Baysal (19-12-2009),
GökTürk (21-12-2009),
Kartal Gözü (21-12-2009),
rustualtay (19-12-2009),
TAHTACI (19-12-2009)
|
|
|
#4 |
|
Yasaklı Üye Üyelik tarihi: Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 18
Konular:
Uye No:23038
Ettiği Teşekkür: 5 12 Mesajına 58 Kere Teşekkür Edlidi ![]() |
ellerinize sağlık
bundan güzel anlatılamaz durumumuz.yanlız bir şeyi eksik bırakmışsınız. evet konuşan Türkiye olduk da.sadece gevezelik yapıyoruz. bilmem hatırlarmısınız. birzamanlar öğrenciler haklarını aramak için eylem yaptılar.işçi memur esnaf meslek odaları ve halk sadece izledi ve gevezelik yaptı.ardından işçiler hak arama eylemi yaptı. bu defa öğrenciler,memurlar,meslek odaları, esnaf ve halk sadece izledi ve gevezelik yaptı.daha sonra memurlar hak arama eylemi yaptılar.bu sefer öğrenciler,işçiler,meslek odaları,esnaf ve halk izledi ve gevezelik yaptı.peşinden memurlar ,peşinden emekliler,peşinden esnaf,peşinden meslek odaları, ve bu böylece sürüyor.o zamanlar manisa daydım.hani şu meşhur çiftçi mitinginde 100 000 'e yakın çiftçi miting yapmıştı.izlemişsinizdir tv lerden. ben esnaflık yapıyordum o zaman. ve o mitinge bir kaç arkadaşımı ikna ederek katıldım. şu akp hükümetinden kurtulacağımızı sanmıştım ,zira hemen akabinde erken seçim vardı. seçim sonucunu ne olduğunu söylememe gerek yok.o bağırıp duran çiftçiler yine akp ye oy verdiler. izlemişsinizdir daha üç gün önce haydarpaşa garında tren makinistleri eylem yaptılar.eylemim sebebi maddi değil.sadece her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran ulaştırma bakanlığı ulaştırma genel müdürü nün yaptığı saçma sapan işten uzaklaştırmalar.bu arada söyliyeyim o zat istanbul belediyesinden garajlar müdürlüğünden gelme.yani otobüs biletçisi.(gerçek biletçileri tenzih ederim) o uzaklaştırılan makinistlerin yerine tarikat üyeleri alınacak. yani kısaca konuşuyoruz.ama içi boş gevezelikten öteye giymeyen toplum olarak birbirimizle kenetlenmezsek daha kötü günler maalesef bizleri bekliyor. saygılar |
|
|
|
| altaymns Kullanıcısına bu mesajı için 6 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (21-12-2009),
Ayla Berkin (20-12-2009),
Bülent Baysal (19-12-2009),
GökTürk (21-12-2009),
Kartal Gözü (21-12-2009),
TAHTACI (19-12-2009)
|
|
|
#5 | ||
|
|
Kardesler,
Hep yazdiklariniza katiliyorum. Turkiyemiz feci calkanmakta. Benim inancim budur: Yineden, en kritik gunde yeni, parlak liderler ortaya dogacaktir. Umitim bu yeni liderlerin, bilinmeyen, gorulmeyen sahislarin Turkiyenin imdatina, "islerin" daha cok buyumeden belirlenip mucadele etmesi. Bu calkanma bir gun mutlaka duracaktir ve bu da halkin tahamulune baglidir. Halkin sabri ne kadar daha dayanir - tarih gosterecektir. Saygilar.
__________________
|
||
|
|
|
| Nejdet Halil Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (21-12-2009),
Ayla Berkin (20-12-2009),
GökTürk (21-12-2009),
Kartal Gözü (21-12-2009),
TAHTACI (21-12-2009)
|
|
|
#6 |
|
|
Ayla hanimefendi, ikinci seçimlerde de %47 oy veren insanlar ne zaman farkina varirsa, o zamana kadar bu illete hep birlikte katlanmaya devam edeceğiz. Namusunu iki torba kömüre satmanin bedeli ağirdir ve elbette hayat zor olacaktir. Saygilarimla... I.h.musaoğlu
|
|
|
|
| ismail hakkı Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (21-12-2009),
GökTürk (21-12-2009),
Kartal Gözü (21-12-2009),
TAHTACI (21-12-2009)
|
|
|
#7 | ||
|
|
Biz gene de sözü bitirmeyerek söz ile bazı şeyleri toparlamak zorundayız.
__________________
|
||
|
|
|
| Kartal Gözü Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti: |
Ahmet Gülay (21-12-2009),
GökTürk (21-12-2009),
Levent Akıncı (21-12-2009),
TAHTACI (21-12-2009)
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|