![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
ABD ve AB güdümündeki Birleşmiş Milletler hali hazırda asla KKTC'ni tanımayacaklardır.
Yugoslavya'nın parçalanmasını onaylayıp ayrılan devletleri tanıyan BM, Kosova özerk bölgesinin bile Sırbistan'dan ayrılmasını onaylarken, hem dini hem dili, hem de milliyeti farklı olan ada Türklerinin kurduğu devleti tanımamakta ısrar etmektedir. Bu yetmiyormuş gibi, Avrupa Birliği, Avrupa Kıta sınırları içinde yer almayan tek devleti, uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında bünyesine katmaktan çekinmemiştir. Ne yazık ki garantör devlet Türkiye bile buna seyirci kalmıştır. KKTC'nin tanınmaması ile ilgili uluslararası platformda öne sürülen nüfus ve yüzölçüm sorunları inandırıcı değildir. Zira bugün yeryüzünde, 1974'ten sonra Birleşmiş Milletler tarafından tanınan, yüzölçümü veya nüfusu KKTC'nden az olan bir çok bağımsız devlet var: Seychelles (1976), Saint Lucia (1979), Kiribati (1999), Vanuatu (1981), Marshall Adaları (1991) bunların sadece bir kaçı. Neden Kıbrıs? Neden toplam nüfusu ancak 1 milyon olan bir ada? Neden Asya Kıtasındaki doğal kaynakları zayıf bir ada? Bu ada AB üyesi ülke halklarının yaşlılarının Turizm Cennetinden başka ne olabilir ki onlar için? Sebep, sadece Yunanistan'ı kayırmak veya Hristiyan dayanışması olarak açıklanamaz. Bunlar ancak ikinci derece gerekçelerdir. Asıl gerekçe AB'nin Türkiye gibi nüfusu ve yüzölçümü büyük bir ülke olmadan Ortadoğu'ya ulaşabilmesidir. Kıbrıs adası, bütün Doğu Akdeniz'i kontrol eder. Kıbrıs'tan kalkan bir F-16 yakıt ikmali olmadan Ankara-Kudüs-Süveyş Kanalı'nı vurabilir. (Yüksüz menzil:3900 km.Tipik yükleme:1100 km.) Kıbrıs, Ortadoğu'dan petrol sevkiyatını kontrol altında tutar. Doğu Akdeniz ticaretini kontrol eder. Kıbrıs,İsrail'in de emniyetini sağlar. Kıbrıs varken Türkiye'ye ihtiyaç yoktur. Kıbrıs elinizdeyse Türkiye'yi de kontrol altında tutarsınız. Ama adada Türk hakimiyeti de varsa bu amaçlarınızı rahatça gerçekleştiremezsiniz. AB'nin, Türkiye'nin ve Türklerin olmadığı bir adaya ihtiyacı var. Türkiye mutlaka adadan çıkarılmalı. KKTC asla tanınmamalı. Adadaki Türk varlığı, AB ülkelelerine dağılmaları sağlanarak yok edilmeli. Batılı devletler de Türklerden kuyruk acısı olan Arap ülkeleri de Kıbrıs'ta TÜRK hakimiyetini istemezler. Bir zamanlar çoğunluğu TÜRK olan Selanik'in, Girit'in başına gelenler unutulmamalıdır. Rum'a güvenilmez(Sn.Rauf Denktaş) ABD'ye ve AB'ye de güvenilmez. KIBRIS'I FEDA ETMEK SU GÖTÜRMEZ VATAN HAİNLİĞİDİR.
__________________
|
|||
|
|
|
| Ömer Nayır Kullanıcısına bu mesajı için 8 üye teşekkür etti: |
Ay Katun (17-02-2010),
buvatan-1974 (24-12-2009),
DELİKURT (15-02-2010),
deniz kayabaşı (01-01-2010),
GökTürk (24-12-2009),
Kartal Gözü (25-12-2009),
Kavaz (28-12-2009),
TAHTACI (24-12-2009)
|
|
|
#2 | ||
|
|
AB’nin tek asaleti, sivri kulakları ve kesik kuyruklarıdır, soyları belli ![]() Elbette bizim asaletimizden korkacaklar, Viyana duvarına kadar zaten gitmiştik, eğer AB’ye alınırsak, o duvarı aşmış olacağız, tek korkuları bu zaten.
__________________
|
||
|
|
|
| GökTürk Kullanıcısına bu mesajı için 9 üye teşekkür etti: |
Ay Katun (17-02-2010),
buvatan-1974 (24-12-2009),
DELİKURT (14-01-2010),
deniz kayabaşı (11-03-2010),
Genç Türk (01-01-2010),
Kartal Gözü (25-12-2009),
Kavaz (28-12-2009),
TAHTACI (24-12-2009),
Ömer Nayır (24-12-2009)
|
|
|
#3 |
|
|
ne beklerdiniz adamlar açıkca niyetlerinimi söyleyecekler TÜRKÜ adadan çıkarmak için uğraşacaklar onlara bir sözüm yok görevlerini yapıyorlar beni asıl kızdıran içimizdeki kuş beyinli ab cileri ab den aldıkları üç beş kuruşluk dolarla kendi milletini karalıyorlar bilmezlerki TÜRKİYE burada olmasa ab destekcileride burada esir hayatı yaşayacaklar
|
|
|
|
| deniz kayabaşı Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti: |
DELİKURT (15-02-2010),
Genç Türk (01-01-2010),
GökTürk (01-01-2010),
Kartal Gözü (01-01-2010)
|
|
|
#4 | ||
|
|
Kıbrıs Adası, tarih boyunca Orta Doğuya açılmak isteyen devletler için, vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görüldü.
Adayı elinde bulunduran güç, her zaman, Türkiyeden Mısıra; Lübnandan, İrana kadar olan bölgeyi kontrol etti. Türkiye üzerinden Orta Doğuya açılamayan güçler, Kıbrıs Adasını amaçları için kullanmışlardır. Sicilya ve Sardunyadan sonra, Akdenizin üçüncü büyük adası olan Kıbrısın en yakın komşusu Türkiyedir. Kıbrıs, Güney Anadolu sahillerinden 70, Suriyeden 100. Mısırdan 400. Yunanistandan ise 800 kilometre uzaklıktadır. ABD,Ortadoğu'ya kalkan uçaklarında(F-16,F-22 Raptor vs.)yakıt ikmali için İncirlik Üssünü kullanıyor şu anda ama diğer dedikleriniz muhakkak ki doğru. Tarih boyunca biz Türkler kritik coğrafyamızda tampon bölge oluşturmaktayız.Bu tampon bölgelerde Karadeniz'de Ruslar için ilk olarak Altınorda Devleti-Kırım Hanlığı ve son olarakda Çeçenistan'dır.Akdeniz için tek alternatif olarak Kıbrıs'tır çünkü Kıbrıs Doğu Akdeniz'in kontrol kapısıdır.Yunanistan ise gözlemde bulunan nöbetçi eridir AB'nin.Aslında Türkiye olarak durumu lehimize çevirmek çok da zor değil,Osmanlı'dan beri Rumlar ve Yahudiler birbirlerini hiç sevmezler.İsrail'in Kıbrıs'a olan uzaklığı Yunanistan'a göre daha azdır.Denge siyaseti uygulayarak Kıbrıslı Rumlar'ı vede Kıbrıs'ı vaat edilmiş topraklarda gören Yahudileri karşı karşıya getirirsek yani denge siyaseti kurarsak Kıbrıs bizim için garantör devletten öte,yavru vatandan öte bütün bir vatan toprağı olacaktır. Gazi Mustafa Kemal, politik ve sosyal meseleleri de, aynen askerî meseleler gibi, harita üzerinde inceler ve görüşlerini buna göre mütalaa edermiş. Politik meseleleri harita üzerinde inceleyip, yorumlayıp ve analiz yapmak, jeostrateji biliminin konusunu oluşturur. M.Kemal Atatürk’ün Kıbrıs’a bakışı ve Kıbrıs Türklerine verdiği önemi aşağıdaki sözlerde bulmak mümkündür. Bir gün güneyde askerî bir tatbikatı izleyen Gazi M. Kemal Atatürk, etrafında bulunan subaylara; “Türkiye’nin yeniden işgal edildiğini ve Türk Kuvvetleri’nin sâdece bu bölgede mukavemet ettiğini farz edelim. İkmâl yollarımız ve imkânlarımız nelerdir?” sorusunu sorar. Subaylar birçok görüş ve düşünceler ileri sürerler. M. Kemal Atatürk, hepsini sabırla dinler, sonra elini haritaya uzatır ve Kıbrıs’ı işaret ederek; “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bu bölgenin ikmâl yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu Ada bizim için çok önemlidir” der. M. Kemal Atatürk’ün işaret ettiği bu önem askerî literatürde “Sıklet Merkezi” olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla Kıbrıs’ın değeri bu bağlamda mütalaa edilmektedir. Bu sebeble arkadaşlar Türkiye olarak Kıbrıs Stratejimizde köklü değişikler yapmalı vede Kıbrıs'ta KKTC'yi tüm dünyaya tanıtmalıyız. Türkiye olarak denge politikasını iyi yapmalıyız en azından Sırplar kadar.Sırplara Kosovanın Bağımsızlığını tanıyacağız dediğimizde onlar bize bizde KKTC'yi tanımayız dediler...
__________________
|
||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|