Kıbrıs1974'e Hoşgeldiniz! Sitemizi misafir olarak gezmektesiniz. ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN...

 
Bu Siteden Her Türlü Alıntı Yapmak Serbesttir. Sitenin Tüm Hakları "KIBRIS TÜRK MİLLETİNE" Aittir. www.kibris1974.com'un Varlığı Türk Varlığına Armağan Olsun... Sitemizde Reklam Alanlarını Kullanabilmek İçin Mehmetçik Vâkıfına Veya Mücahitler Ve Şehit Aileleri Derneğine Yatırmış Olduğunuz Bağış Makbuzunu kibris1974@hotmail.com Adresine İletmeniz Yeterlidir...

Radyo yayınımızı dinlemek için www.kibris1974.net Sitemize girerek dinleyebilirsiniz.

Geri git   KIBRIS1974 FORUM " Kıbrıs Türk tarihi araştırmaları, Gündem haberleri, KIBRIS da kim kimdir ne nedir, Kıbrıs videoları resimleri dokümanları indir" > Türk Kültürleri > Türk Töresi
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Cengiz Han ve Büyük Töresi
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
288
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 17-06-2008, 12:08 PM   #1
Profil
Gök Yeleli Bozkurt
Kıbrıs1974 Bağımlısı
 
Gök Yeleli Bozkurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu yer: Bozkurtlardan Birine Sorun
Mesajlar: 1,947
Konular:
Uye No:194

Ettiği Teşekkür: 996
1,218 Mesajına 2,319 Kere Teşekkür Edlidi
İlgi Alanları
Extra:
Gök Yeleli Bozkurt is on a distinguished road
Gök Yeleli Bozkurt - MSN üzeri Mesaj gönder
Thumbs up Cengiz Han ve Büyük Töresi

Büyük Türk-Moğol imparatoru Cengiz Han 1167 yılında doğdu. Babası oymak beyi Yesügey Bahadır, anası Ulun Hatun’dur. Cengiz’in asıl adı Temuçin’dir. Bu kelime Türkçe demirin Moğol ağzındaki söylenişidir. Temuçin, 13 yaşlarında iken, babasını kaybetti. Henüz küçük olduğundan, kabilesi, onu bırakıp başka kabilelere katılmak istedi. Annesi, kabilenin küçük bir bölümünü geri çevirebildi.Büyük zorluk ve sıkıntılarla hayatlarını devam ettirdiler.


Timuçin, yaman bir cengâver ve iyi bir serdar idi. Önce çevresindeki oymakları emri altında topladı. Sonra Moğolistan'a hâkim oldu (1202).


1206 yılında Moğol ve Tatar hanlarının iştirakiyle yapılan kurultayda kendisine hakan unvanı verildi. “Cengiz Han” adı ile Karakurum’da tahta oturdu. Cengiz, Türkçe “deniz” sözünün Moğol ağzındaki söylenişidir; “başbuğlar başbuğu” anlamında kullanılmaktadır.


Cengiz Han, bu tarihten sonra geçen yirmi yıl içinde, dünyanın en büyük devletini kurmayı başardı. 1216 yılında Çin'i aldı sonra Uygurlar, Kalmuklar ve Karahitaylılar emri altına girdiler.


Bundan sonra 200 bin kişilik Türk-Moğol ordusuyla batıya döndü ve İslâm âlemine yürümeye başladı. Cengiz Han, 1220 yılında İran ve Türkistan'da Büyük Selçukluların yerine geçen Harzemşah hâkanlığını yıktı. Sonra Orta Asya ve Anadolu'daki bütün küçük devletleri o kudretli ordusu ile ezip geçti. Böylelikle kurduğu devletin sınırlarını Çin Denizi'nden Karadeniz'e kadar uzatmayı başardı.


Cengiz Han daha sonra Kafkaslar'dan Rusya'ya geçip orada dağınık hâlde bulunan Türk oymaklarını bir bayrak altında toplayarak tarihin en büyük Türk devletini ortaya çıkardı.


Cengiz Han, 1225 yılında Hsia devletine karşı bir sefer düzenledi. Bu onun son seferi oldu. Daha Hsia düşmeden büyük cihangir, Kansu bölgesinde hayata gözlerini yumdu. Cesedi Moğolistan'a götürüldü. Orada, Kerülen ve Onon kaynaklarının yakınında Burhan-Haldun dağlarının bir köşesinde toprağa verildi. Türk-Moğol geleneklerine göre, mezarı gizli tutuldu. Kendisinden sonra gelenler de bu dağlarda çeşitli noktalara gömüldüler. Bütün zamanların en büyük çihangiri Cengiz Han'ın mezarının yeri belli değildir.


Cengiz Han'ın dört oğlu vardı. Eski bir Türk geleneğine uyarak ülkesini, sağlığında bu dört oğlu arasında paylaştırdı. Kendi yerine üçüncü oğlu Ügedey'i geçirdi. Cüci’in genç yaşta ölmesi üzerine doğu Avrupa ve Kafkasları onun oğlu Batu Han’a verdi. O da orada Altın Ordu devletini kurdu. Türkistan’ı Çağatay'a verdi. Çin’i de Tüluy'a bıraktı. Onun oğlu Kubilay orada Yüen İmparatorluğunu kurdu. Kardeşi Hülagu’da Orta Doğu’da İlhanlı devletini kurdu



Cengiz Han'ın bu tarihe kadar yaptığı hareketler ya Moğol kavimleri arasındaki birliği sağlamaya yönelik ya da Çin'e yönelikti. Çin'i dize getirip vergiye bağladıktan sonra Çin'de kafataslarından yaptığı piramitlerin aksine başkentte bilime ağırlık verip Çin hekimlerin kurduğu bir sağlık ordusu eğitti. Halkına sahip çıktı ve bunu belirten şöyle bir cümlesi vardır:

"Ben halkımın yumuşak et yemesini, ve atlarını bereketli topraklarda sürmesini isterim."

Batıyla ticaret antlaşmaları yaptı. Cengiz Han yine bu amaçla günde (yanlış hatırlamıyorsam) 4000km yol katedebilen, atların azami mesafelerine ulaşıldığında mesajın diğer bir ata teslim edildiği bir posta teşkilatı kurdu. Bir gün bu kurye Cengiz Han'a bir paket teslim eder. Bu pakette Cengiz Han'ın elçisinin başı vardır. O zamanki Pers (iran) kralı, Cengiz Han'ın iyi niyetini yanlış anlamıştır. Kin ve intikam duygusu ile yanan Cengiz Han bütün Pers şehirlerini yakar, yağmalar ve kimseyi sağ bırakmaz. Ancak bu savaştan sonra söyledikleri Atatürk'ün savaştan sonra söylediklerine benzer:

"Böyle olmasını istememiştim, ama Tanrı bana intikam alma duygusu ve bunu gerçekleştirecek güç verdi."

Persleri temizledikten sonra Kuzey Batıya yönelen Cengiz Han'ın yenilmez ordusu, Karadeniz'in üstünden keşif birlikleri ile (akıncılar) ilerler, ancak keşif birliklerini dahi durduracak bir güç çıkmaz ve ordular orta asyaya geri döner.

Cengiz Han'ın ordusu o zamanki ikinci büyük devlet olan Roma'nın üç katı büyüklüğündedir.

Cengiz Han'ın emirlerini incelerseniz müslümanlık ve araplar hakkında söyledikleri ilgi çekicidir. Her ne kadar müslümanlığa karşı çıkmasa da, Türk gelenekleri yerine müslüman olduğu için arap geleneklerini kabul edenleri affetmemiştir. İnternetten ulaştığım bilgilere göre Cengiz Han'ın emirleri şöyle.

"Hırsızlık yapan idam edilir."
"Tecavüz eden idam edilir."


Burdaki mesaj çok ilginçtir. Ağır suçların cezası "idam"dır, ancak kendi kültürünü ve ulusunu ezmenin cezası "kesilmek" tir. Bence bu Türklerde ve Türklükte ihanetin bedelini en iyi şekilde göstermekte. Elbette bu tamamen benim yorumum.



Cengiz Han'ın Büyük Yasası


Cengiz Han’ın Büyük Yasasının bize Makrizi’den gelen parçaları:
  1. Zina yapan, evli olup olmadığına bakılmaksızın idam edilir.
  2. Livatadan suçlu her hangi bir kişi de idam edilir.
  3. Kasten yalan söyleyen veya büyücülük yapan veya başkalarının davranışları hakkında ispiyonculuk yapan veya kavga eden iki kişinin arasına birinin yanında diğerine karşı olarak girenler de idam edilir.
  4. Suya işeyen veya suyu kirletenler de idam edilir.
  5. Her kim mal (veya para) alır ve iflas eder; sonra tekrar mal alır ve yine iflas eder, sonra yine mal alır ve yine iflas ederse, üçüncü defadan sonra o da idam edilir.
  6. Sahibinin iznini almadan bir esire yiyecek veya giyecek veren de idam edilir.
  7. Kaçan bir köleyi veya esiri bulup sahibi olan kişiye geri vermeyen de idam edilir.
  8. Bir hayvan yenirken, ayakları bağlanmalı, karnı yırtılarak açılmalı ve hayvan ölene kadar kalbi elde sıkılmalıdır; fakat eğer bir kimse Hz. Muhammet’in inananlarının yöntemi ile hayvanı keserek öldürürse, kendisi de kesilerek öldürülür.
  9. Muharebede saldırı veya geri çekilme sırasında eğer bir kişi hurcunu, ya da yayını veya her hangi bir eşyasını düşürürse, arkasındaki adam (attan) inmeli ve bu düşen şeyi sahibine geri vermelidir; böyle (attan) inerek, düşen şeyi sahibine vermeyen kişi idam edilir.
  10. Cengiz Han fakirler, Allah’ın Kuranını okuyanlar, avukatlar, doktorlar, âlimler, kendilerini ibadet ve riyazete adayanlar, müezzinler ve ölü yıkayıcılarının vergi ödeme ve iş yapma yükümlülüğüne zorlanamayacağına karar vermiştir.
  11. O (Cengiz Han) bütün dinlere saygı gösterilmesini ve aralarında ayrım yapılmamasını emretmiştir. Bütün bu emirlerini tanrıya inanılabilir diye vermiştir.
  12. (Cengiz Han) insanlarına, biri prens diğeri esir olsa da verenin tadına bakmadığı yemeği yemelerini yasakladı; yemeği paylaşmaya davet etmeden bir diğerinin huzurunda her hangi bir şeyin yenmesini yasakladı; her hangi bir kişinin yoldaşlarından fazla yemesini, yemeğin piştiği ateşi veya insanların yemek yediği tabağı ezip geçmesini yasakladı.
  13. Bir yolcu yemek yiyenlerin yanından geçerken, (attan) inip onlarla birlikte yemelidir ve onlar yolcuyu engellememelidir.
  14. (Cengiz han) ellerini suya batırmalarını yasakladı ve su çekmek için kap kullanmalarını emretti.
  15. (Cengiz Han) tamamen yıpranmadan elbiselerini yıkamalarını yasakladı.
  16. (Cengiz Han) ahlaksız her hangi bir şeyi söylemeyi yasakladı ve her şeyin ahlaklı olduğu konusunda ısrar etti, ahlaklı ve ahlaksız arasında ayırım yapmadı.
  17. Her hangi bir mezhebe ayrım gösterilmesini, kelimeleri vurgulayarak söylemeyi, onurlandıran unvan kullanmayı yasakladı; Sultan veya herhangi biri ile konuşulurken yalın olarak ismi kullanılmalıydı.
  18. Savaşa gitmeden önce birlikleri ve birliklerin teçhizatlarını şahsen kontrol etmelerini, birliklerin sefer için gereksindikleri her şeyi sağlamalarını ve iğneden ipliğe kadar her şeyi gözden geçirmelerini haleflerine emretti ve eğer askerlerden biri zaruri bir şeyi gereksediği takdirde o asker cezalandırılmalıydı.
  19. Erkekler dövüşmek için gittiğinde, onların görevlerini yerine getirmek ve iş yapmaları için kadınların askeri birliklere refakat etmelerini emretti.
  20. Seferden döndüklerinde Sultanın hizmetinde belirli görevleri üstlenmelerini savaşçılara emretti.
  21. Bazılarını kendisi ve çocuklarına seçebilmesi için her yılın başında bütün kızlarını kendisine takdim etmelerini emretti.
  22. Emirleri (prensler/generaller ve noyanları) askeri birliklerin başına getirdi ve binler, yüzler ve onlar için komutanlar atadı.
  23. Emirlerini en yaşlısı eğer bir kabahat işlemişse cezalandırılmak üzere hükümdar tarafından gönderilen haberciye -hizmetçilerinin en değersizi olsa dahi- kendisini teslim edecekti ve hükümdar tarafından verilen cezayı uygulamaya başlamadan önce –ki bu ceza idam olsa dahi- onun önünde yere kapanacaktı.
  24. Hükümdar dışında kendilerini her hangi birine muhatap göstermelerini Emirlere yasaklamıştır. Her kim kendini her hangi birine hükümdar dışında muhatap gösterir ise idam edilir ve izin almaksızın postasını değiştiren her hangi biri de idam edilir.
  25. O, iyi zamanda ülkedeki bütün olaylardan haberdar olabilmek için sürekli posta iletişimi kurmasını Sultan’a emretmiştir.
  26. Oğlu Çağatay’a yasaya uyulmasını gözlemeyi emretti
Mirhond (veya Mirhovend)’den:
  1. İhmalkârlık nedeniyle askerlerin cezalandırılmasını emretti ve topluluk avı sırasında bir hayvanın kaçmasına izin veren avcıların sopayla dövülerek cezalandırılmasını ve bazı durumlarda idam edilmesini emretti.
  2. Adam öldürme (cinayetin cezalandırılması) durumunda, kişi para cezası ödeyerek fidye verip kendini kurtarabilir ki bu Hz. Muhammet’e inanan kişi için 40 altın para (Balysh); ve bir Çinli için bir eşektir.
İbn-Batuta’dan:
  1. Mülkünde çalınmış bir at bulunan kişi, bunu aynı cinsten dokuz at ekleyerek sahibine iade etmelidir; eğer bu cezayı ödeyemiyor ise çocukları atların yerine alınmalıdır ve eğer çocuğu yok ise, bizzat kendisi koyun gibi boğazlanacaktır.
Vartang’dan:
  1. Cengiz Han Yasaları, yalanı, hırsızlığı ve zinayı yasaklar ve kişinin komşusunu kendisi kadar sevmesini emreder; insanların, bir diğerini yaralamamasını ve saldırıları tümüyle unutmalarını, gönüllü olarak teslim olan ülke ve şehirleri bağışlamalarını, Tanrıya adanan tapınakları vergiden muaf tutmalarını ve yaşlı ve düşkün insanlara saygı göstermelerini emreder. Her kim bu emirlere aykırı hareket eder ise idam edilir.
Mahakia’dan:
  1. (Yasa bu kuralları emreder bir birini sevmeyi, zina yapmamayı, çalmamayı, yalancı tanıklık yapmamayı, hain olmamayı ve yaşlı ve düşkün insanlara saygı göstermeyi. Her kim bu emirlere aykırı hareket eder ise idam edilir.
Değişik kaynaklardan:
  1. (Cengiz Han Yasası emreder ki) yemek üzerinde boğulan kişi hemen kamptan çıkarılmalı ve derhal öldürülmelidir ve ordu komutanının çadırının eşiği üzerine ayağını koyan kimse de idam edilmelidir.
  2. İçmekten kendini alıkoyamıyor ise, kişi ayda üç kez sarhoş olabilir; eğer üç kereden fazla yapar ise kabahatlidir; eğer ayda iki kez sarhoş oluyor ise bu daha iyidir; eğer ayda bir kez ise kuşkusuz daha çok övgüye değer; eğer kişi hiç içmiyor ise, bundan daha iyi ne olabilir? Fakat böyle bir kişi nerede bulunabilir? Eğer böyle bir kişi bulunabilir ise, o en yüksek düzeyde saygıya layıktır. (Riasanovsky bu parçanın Cengiz Han’ın vecizelerine -vecize 20- ait olduğunu kabul etmektedir.)
  3. Bir cariyeden doğmuş çocuklar meşru kabul edilecek ve babaları tarafından yapılan dağılıma uygun olarak mirastan paylarını alacaktır. (Avrupa’da sadece yaşlı olanların varis olduğu primogenture yasasının üzerine çıkmaktadır. Çok daha medenidir.) Mülkün dağıtımı yaşça büyük oğlun yaşça küçük oğuldan daha fazla alması temelinde olmakta, genç oğula babanın ev halkı miras kalmaktadır. Çocukların yaşça büyüklükleri annelerinin sıralanışına bağlı olmaktadır; eşlerden biri her zaman yaşça büyük olmalıdır, bu öncelikle onun evlenme tarihine göre belirlenmektedir.
  4. Babasının ölümünden sonra, kendi annesi hariç oğlu babasının karılarının hepsini elden çıkarabilir; onlarla evlenebilir veya evlendirerek başkalarına verebilir.
  5. Kanuni mirasçılar dışında herkes vefat edenin malını kullanmaktan kesinlikle men edilmiştir
__________________
Signatürü


[Linkler Sadece Kayitli Üyelerimize Görünmektedir. Üye Olmak Için Tiklayin][Linkler Sadece Kayitli Üyelerimize Görünmektedir. Üye Olmak Için Tiklayin] [Linkler Sadece Kayitli Üyelerimize Görünmektedir. Üye Olmak Için Tiklayin]
Gök Yeleli Bozkurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Gök Yeleli Bozkurt Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Ay Katun (17-06-2008), hekimoglu01 (11-07-2008)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:43 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Kibris 1974
Kibrisveteriner
Günün Sözü : " Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar. "

Hz. MEVLANA